İşte bilim insanlarına göre sindirimi destekleyici etkileriyle öne çıkan dört bitki ve baharat:
1. Nane
Nane (Mentha piperita), özellikle mide spazmlarını ve şişkinliği azaltma özelliğiyle biliniyor. Etken maddesi mentol, bağırsak kaslarını gevşeterek gaz ve ağrının hafiflemesine yardımcı oluyor. Klinik çalışmalar, nane yağı kapsüllerinin irritabl bağırsak sendromu (IBS) belirtilerini hafiflettiğini gösteriyor. Ancak reflüsü olan kişilerde mide asidinin yukarı çıkmasına neden olabileceği için dikkatli kullanılmalı. Nane çayı, daha nazik bir alternatif olarak öneriliyor.
2. Papatya
Papatya (Matricaria chamomilla), yatıştırıcı etkilerinin yanı sıra mide rahatsızlıklarına da iyi geliyor. Özellikle gaz, mide bulantısı ve bağırsak tahrişi gibi sorunlarda geleneksel olarak kullanılıyor. Hayvan deneylerinde, antioksidan özellikleri sayesinde mide ülserini azalttığı gösterildi. Bebeklerde kolik ve ishal tedavisinde de etkili olabileceği yönünde veriler var. Ancak nadiren de olsa alerjik reaksiyon riski mevcut.
3. Rezene
Rezene (Foeniculum vulgare) tohumları, yemeğin ardından çiğnenerek hem nefesi tazeliyor hem de sindirimi kolaylaştırıyor. Lif bakımından zengin olan rezene, gaz oluşumunu ve şişkinliği önlemeye yardımcı oluyor. Ana bileşeni anetol, bağırsak kaslarını gevşetici etkisiyle tanınıyor. Küçük bir çalışmada, IBS hastalarında karın ağrısını azalttığı gözlemlendi. Bebekler için kullanılan geleneksel "gripe water" karışımlarında da yer alıyor.
4. Kimyon
Kimyon (Cuminum cyminum), sindirim enzimlerinin aktivitesini artırarak yediklerimizin daha kolay sindirilmesini sağlıyor. Aynı zamanda karaciğerden safra salınımını teşvik ederek yağların sindirimine yardımcı oluyor. Hayvan deneylerinde, sindirim süresini %25 oranında kısalttığı belirlendi. IBS hastalarında yapılan bir klinik çalışmada da iki hafta içinde önemli iyileşmeler görüldü.
Bu bitki ve baharatlar tıbbi tedavinin yerini almamakla birlikte, dengeli bir beslenme düzenine destek olarak sindirim sistemine katkı sağlayabilir. Genel olarak mutfakta kullanılmaları güvenli kabul edilse de, sağlık sorunları olan bireylerin hekime danışmadan yüksek dozda tüketmemeleri tavsiye ediliyor.