Araştırma ekibi, günümüzde Kanada’nın Ontario bölgesinde bulunan halit kristallerinde hapsolmuş gaz ve sıvıları analiz etti. Bu kristaller, yaklaşık 1,4 milyar yıl önce bir gölün buharlaşmasıyla oluşmuş ve içlerinde tuzlu su ile hava kabarcıklarını saklamıştı. Böylece bilim insanları, eski atmosferin doğrudan örneklerine ulaşmayı başardı.

PNAS dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, atmosferdeki karbondioksit seviyesi günümüzdekinden yaklaşık on kat fazlaydı. Bu yüksek CO2 oranı, o dönemde Güneş’in daha zayıf olmasına rağmen ılıman bir iklimin korunmasına yardımcı oldu.

800 MİLYON YIL SONRA EVRİMLEŞTİ

Oksijen seviyeleri ise günümüzün yalnızca %3,7’si kadardı. Bu oran düşük görünse de, önceki tahminlerden daha yüksek çıktı ve teorik olarak karmaşık yaşam formlarını destekleyebilecek bir ortam sundu. Ancak o dönemde Dünya’da bakteriler hâkimdi; kırmızı algler yeni ortaya çıkıyordu. Hayvanlar ve bitkiler ise yaklaşık 800 milyon yıl sonra evrimleşti.

Çalışmanın başyazarı Justin Park, elde edilen verilerin jeologların “sıkıcı milyar” olarak adlandırdığı dönemde kısa süreli bir oksijen yükselişini yansıtabileceğini belirtti. Bu dönem, düşük oksijen seviyeleri ve yavaş evrimsel değişimle karakterize ediliyordu.

Rensselaer Politeknik Enstitüsü’nden Morgan Schaller ise, araştırmacıların bu uzun ve durağan dönemin ortasında alışılmadık bir atmosferik zenginleşmeyi yakalamış olabileceğini vurguladı.

Daha önce dolaylı verilere dayalı tahminler, karbondioksit seviyelerinin daha düşük olduğunu öne sürüyordu; ancak yeni ölçümler, Mesoproterozoik çağda büyük buzullaşmaların yokluğunu açıklayan jeolojik kanıtlarla uyum sağladı.

Bilim insanlarına göre bu doğrudan veriler, Dünya’da karmaşık yaşamın neden geç ortaya çıktığını ve günümüz atmosferinin nasıl şekillendiğini anlamak açısından kritik öneme sahip.