Anadolu toprakları, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birine ışık tutacak devasa bir gizemi gün yüzüne çıkardı. Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan ve antik kaynaklarda Šamuḫa olarak geçen Kayalıpınar kazı alanında, Hitit İmparatorluğu'nun devlet hafızasını barındıran paha biçilemez bir kraliyet arşivi keşfedildi. 21. yüzyılın en kapsamlı Hititçe arşivi olarak nitelendirilen bu buluş, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesinde yaşanan korkunç bir salgından, ölüm kalım savaşı veren generallerin yardım çığlıklarına kadar pek çok gizli kalmış gerçeği ilk kez ortaya koydu.
BEBEK PRENSESİN VEFATI VE YÜKSEK ATEŞLİ SALGIN
Kazılarda ortaya çıkarılan Hititçe ve Hurrice tabletler, o dönem şehirler arası yayılan ve özellikle çocukları hedef alan gizemli bir hastalığı gözler önüne serdi. Salgına yakalanan bir bebek prensesin sağlık durumunun anbean takip edildiği, hayatını kaybetmesinin ardından düzenlenen matem ritüellerinin detaylarıyla tabletlere kazındığı anlaşıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada keşfin detaylarını açıkladı. Ersoy, “Sivas Kayalıpınar’da, Hititlerin devlet hafızasına uzanan çok önemli bir keşfe imza attık. 2026 yılı kazılarında antik Šamuḫa’da, Kral II. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve parçasını gün yüzüne çıkardık. Geçtiğimiz sezon bulunanlarla birlikte sayı 184’e ulaştı. Böylece Kayalıpınar’daki kraliyet arşivi, 21. yüzyılda ortaya çıkarılan en kapsamlı Hititçe arşiv olarak tarihteki yerini aldı. Hititçe ve Hurrice kaleme alınan bu belgeler, yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesinin devlet yönetimini, askerî gelişmelerini, inanç dünyasını ve kraliyet ailesinin yaşadıklarını doğrudan günümüze taşıyor” dedi.

CENAZE RİTÜELİ KAYITLARDA ÇIKTI
Tabletlerde şehirden şehre yayılan, özellikle çocukları ve bebekleri etkileyen yüksek ateşli bir salgının izlerine rastlanırken hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumu, ardından vefatı ve onun için gerçekleştirilen cenaze ritüeli de kayıtlarda yer alıyor diyen Ersoy, Batı Anadolu’daki Hitit generallerinin krala gönderdiği bir başka mektubun ise düşman tehdidi karşısında asker, at ve savaş arabası talep edildiğini, yardım ulaşmaması hâlinde ordunun yok olabileceğine ilişkin uyarıları ortaya koyduğunu belirtti.
DAHA ÖNCE BİLİNMEYEN BİLGİLER ORTAYA ÇIKTI
Kuş falcılarının izledikleri güzergâhları ve gözlemlerini kaydettikleri tabletler de Hititlerin kehanet uygulamalarına ilişkin daha önce bilinmeyen bilgiler yer aldığını söyleyen Ersoy, “Bu eşsiz arşiv Hitit tarihinden dinî uygulamalarına, dilin gelişiminden kâtiplik kültürüne kadar pek çok alanda yeni bir kapı aralıyor. Anadolu’nun binlerce yıllık hafızasını bilimle gün yüzüne çıkarmaya, korumaya ve geleceğe taşımaya devam ediyoruz” diye konuştu.
ORDUNUN BÜYÜK ASKERİ DRAMINI DA BELGELEDİ
Topraktan çıkarılan 184 parçalık devasa arşiv, yalnızca salgın felaketini değil, Hitit ordusunun yaşadığı büyük askeri dramı da belgeliyor. Batı Anadolu cephesinden Kral II. Tudhaliya’ya yazılan bir mektupta, düşman kuşatması altındaki generallerin yardım alamamaları durumunda ordunun tamamen yok olacağı uyarısında bulunduğu görüldü. Kehanet ritüellerine dair kuş falcılarının tuttuğu gizemli notların da yer aldığı bu belgeler, Hititlerin kehanet ve inanç dünyasına dair daha önce bilinmeyen tüm kapıları aralamış oldu.