Her bireyin çevresindeki herkes tarafından sevilmesinin imkansız bir hedef olduğunu belirten uzmanlar, iç huzuru korumanın yolunun bu durumu kabul etmekten geçtiğini bildirdi. İletişim koçu Linda Leeds tarafından paylaşılan verilere göre, bireylerin sürekli mazeret üretmesi veya karşı tarafa iyiliğini kanıtlamaya çalışması, iletişimde yapılan en büyük hataların başında geliyor. 

Başkalarının sergilediği olumsuz tutumun genellikle muhatabıyla ilgili olmadığı, aksine kişinin kendi içsel sorunlarından ve güvensizliklerinden kaynaklandığı saptandı.

ONAY ARAYIŞI ÖZ SAYGIYI ZEDELİYOR

Kaçınılmaz sosyal etkileşimlerde öz saygıyı zedelemeden uygulanabilecek stratejilerde, her ne pahasına olursa olsun hoş bir ortam yaratma çabasından vazgeçilmesi öneriliyor. Birisi çabaları görmezden geliyorsa, enerjinin o kişiye harcanmaması gerektiği belirtilirken; iş yerinde meslektaşların beğenilerine değil, sadece eldeki görevlere odaklanılması tavsiye ediliyor. Uzmanlar, aşırı nezaket veya saldırganlıktan kaçınılarak iletişimin kısa, öz ve bir yabancıyla konuşuyormuşçasına mesafeli kurulması gerektiğini vurguladı.

TEPKİ SÜRESİNİ YÖNETMEK KONTROLÜ SAĞLIYOR

Olumsuz bir söylem karşısında kontrolü kaybetmemek için cevap vermeden önce birkaç saniyelik duraklamalar yapılması, özgüven göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu yöntem, bireyin duygusal tepkilerini kontrol etmesine ve kişisel sınırlarını korumasına olanak tanıyor. Uzmanlar, bu stratejilerin uygulanmasıyla birlikte kişilerin başkalarının subjektif tutumlarına olan bağımlılığının ortadan kalktığını ve öz saygının korunduğunu kaydetti.