Ekonomik kriz derinleştikçe düşen alım gücü ülkenin hemen her köşesinde protesto eylemlerine sahne oluyor. Bu eylemlerin en önemli aktörleri de açlık sınırının yarısı kadar bir maaşla geçinmeye mahkum edilen emekliler. Dün İstanbul Kartal’da bir araya gelen Birleşik Emekliler Sendikası üyeleri yaşadıkları zorlukları dile getirdikleri bir basın açıklaması düzenledi. ‘Sefalete teslim olmayacağız’ ve ‘Sadaka değil yaşam ücreti’ sloganları atan emekliler basın açıklamasında “Sizin derdiniz seçim, emeklinin derdi geçim” dedi.
Meydanlara çıkan emekliler, iktidarın seçim hazırlıkları olarak görülen siyasi hamlelerine tepki gösterirken yaşadıkları yoksulluğu şöyle dile getirdi:
MUHALEFETE TEPKİ VAR
“Emekli geçinemiyor, nefes alamıyor. Emeklinin mutfağında yangın var. Beslenemiyoruz, kiraya yetişemiyoruz. Aldığımız maaş bırakın kirayı, huzurevi ücretini bile karşılamıyor. Sağlıkta kesilen muayene ve ilaç katkı payları bütçemizi sarsıyor. Diş sıka sıka ağzımızda diş kalmadı. O dişlerimizi yaptırmaya bütçemiz yetmiyor.” Basın açıklamasında emeklilerin talepleri dile getirilirken muhalefetin ‘en düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlensin’ söylemine de tepki gösterildi. “Yoksulluk sınırı 107 bin lira, açlık sınırı 37 bin lirayken ne sefalet aylığını ne de asgari ücreti kabul etmiyoruz” diyen emekliler, “En düşük emekli kök maaşının asgari ücretin yüzde 40 fazlası olmalı ve bunun üzerine gerçek enflasyon kadar zam yapılmalı, muayene ve ilaç katkı payları kaldırılmalı” ifadelerini kullandı.
‘Sefaleti kabul etmiyoruz’
Emekliler, hem İstanbul hem de Samsun’da düzenledikleri eylemlerle iktidara tepki gösterdi. Sendikalar, “Açlık sınırı 325 bin, yoksulluk sınırı 107 bin lirayken asgari ücreti kabul etmiyoruz” dedi.

Devrimci Emekliler Sendikası maaşlara yüzde 50 zam istedi
Devrimci Emekliler Sendikası, Emekliler Haftası öncesinde Samsun’dan ses yükseltti. Maaşlara yüzde 50 zam isteyen Şube Başkanı Tacettin Aydın, yaptıkları ziyaretleri şöyle anlattı: “Pazar yerlerinde ellerinde boş filelerle dolaşan emekliler gördük. Torununa harçlık veremediğini söyleyenler oldu. Ağzında kalan birkaç dişini göstererek, ‘Dişimi yaptıramıyorum’ diyen emekliler vardı. Çocuklarının desteği olmasa yaşamlarını sürdüremeyeceklerini anlatanlar oldu. Bundan 10-15 yıl önce kıt kanaat da olsa geçinebildiklerini, bugün ise aylıklarının hiçbir ihtiyacı karşılamadığını söyleyen emekli var.”