Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa'da son yıllarda yaşanan aşırı kış fırtınalarının, Arktik bölgesindeki ısınmaya bağlı olarak kutup jet akıntısının yön değiştirmesinden kaynaklandığı yönündeki yaygın teori, Dartmouth College tarafından yapılan yeni bir araştırmayla geçerliliğini yitirdi. Araştırma, mevcut hava olaylarının küresel ısınma öncesinde de benzer döngülerle yaşandığını ortaya koydu.

AGU Advances dergisinde yayımlanan çalışmada bilim insanları, yapay zeka modellerini kullanarak 9 bağımsız tarihi sıcaklık veri setini inceledi ve 1901 yılına kadar uzanan ilk kesintisiz kış jet akıntısı kayıtlarını oluşturdu.

VARSAYIM ÇÜRÜTÜLDÜ 

Yapılan analizler, jet akıntısının 1940'lar, 1960'lar ve 1980'lerin başında da günümüzdeki kadar veya daha fazla dalgalı bir yapıya sahip olduğunu gösterdi. Söz konusu dönemlerin küresel ısınmanın henüz baskın bir iklim faktörü olmadığı yıllara denk gelmesi, jet akıntısındaki düzensizliklerin temel nedeninin küresel sıcaklık artışı olduğu varsayımını çürüttü.

Araştırmacılar, önceki çalışmalarda jet akıntısının kutup ısınmasıyla doğrudan ilişkilendirilmesinin nedenini, uydu verilerinin başladığı 1979 yılına dayandırdı. Bulgulara göre, jet akıntısındaki dalgalanma dönemi tam olarak 1979 yılında zirveye ulaştı ve uydu takibi sistemin doğal olarak sakinleştiği döneme denk geldi. 1990 sonrasında dalgalanma yeniden arttığında ise bilim insanları geçmiş verilere sahip olmadıkları için bu durumu küresel ısınmaya bağlı bir anomali olarak yorumladı.

Kaynak olarak ekle

YÜZYIL ORTASINDAKİ 'ISINMA DELİĞİ' ÇÖZÜLDÜ 

Genişletilen tarihi kayıtlar, iklim biliminde uzun süredir açıklanamayan ve "ısınma deliği" (warming hole) olarak adlandırılan fenomeni de aydınlattı. ABD'nin genelinde sıcaklıklar artarken, Güneydoğu bölgesinde 1958 yılından itibaren 30 yıl boyunca kış sıcaklıkları 1,3°C (2°F) düşüş göstermişti.

Yeni veriler, 1958-1988 yılları arasında yaşanan bu bölgesel soğumanın üçte ikisinin, jet akıntısının izlediği yoldaki doğal dalgalanmalardan kaynaklandığını doğruladı. Bu dönemde akıntının, küresel sıcaklık trendlerinden bağımsız olarak Arktik havasını doğrudan ABD'nin güneydoğusuna taşıdığı belirlendi.

FIRTINALARIN ŞİDDETİ ARTIYOR

Araştırma, küresel ısınmanın fırtınalar üzerindeki etkisini ortadan kaldırmıyor aksine, bu etkinin mekanizmasını değiştiriyor. Verilere göre iklim değişikliği, hava akıntılarının fiziksel şeklini değiştirerek değil, termodinamik süreçler yoluyla fırtınaların şiddetini artırıyor.

Isınan atmosferin daha fazla nem tutması sebebiyle, sıcak ve soğuk hava kütleleri karşılaştığında daha yoğun yağışlar ve daha yıkıcı fırtınalar meydana geliyor.

Dartmouth College Yer Bilimleri Bölümü'nden Jacob Chalif liderliğinde, Profesör Erich Osterberg ve ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'ndan (USGS) Trevor Partridge iş birliğiyle yürütülen çalışmanın sonuç raporunda; gelecekteki hava tahmini ve iklim modellerinin jet akıntısının şekline değil, yükselen sıcaklıklar ile fırtına yoğunluğu arasındaki doğrudan ilişkiye odaklanması gerektiği kaydedildi.