Kamuoyunda 'Aziz İhsan Aktaş davası' olarak bilinen davanın 22.duruşması bugün görüldü. Duruşma savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasında; Gülşah Ocak, Ferit Tutşi ve Çağdaş Ateş’in tahliyesini talep etti.

'İHSAN AKTAŞ'TAN 300 BİN DOLAR ALMADIM'

Duruşmada savunma yapan Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, "Babamın İhsan Aktaş ile yapmış olduğu meşru ticaret yüzünden yargılanıyorum. Babam Adana’da meşhur bir iş insanıdır, onun belediyeyle hiçbir işi ve alakası yoktur. Benim de onun işleriyle alakam yoktur. Aktaş, babamın şirketine ait projeden 2 daire beğenmiş ve satın almış. Ben bu yüzden 12 aydır tutuklu olmamalıyım. İhsan Aktaş diyor ki, '4 milyonluk daireyi bana 4-5 katına sattılar.' Birincisi, benim bu ticaretle ilgim yoktur. İkincisi, 4 milyon tapuda görünen rakamdır. Türkiye’de kimse satın aldığı rakamı tam haliyle tapuda göstermiyordur. Dairenin çıplak halinin 16 milyon olduğunu hem savcılık hem bilirkişi raporları göstermektedir. Kaldı ki bu şahıs, dairelerin parasını ödememiştir. İhsan Aktaş’tan 300 bin dolar falan almadım; almış olsaydım bunu saklamazdım. Babam ev satmış, neyini inkâr edeyim. 25 Temmuz’da belediyeden toplam alacağı 1,5 milyondur. Şimdi bu insan, o 1,5 milyonu alabilmek için zorla değerinden 4-5 katı fazlasına daire mi satın almış. Mahkeme buna itimat etmemeli. Ben bu yüzden 13 aydır tutuklu olmamalıydım" dedi.

'VERESİYE RÜŞVET Mİ OLUR?'

'Aktaş’ın bütün ifadeleri yalan ve iftira niteliğindedir' diyen Aydar sözlerini, "İhsan Aktaş, 2 ay boyunca avukatlarıyla hazırladığı etkin pişmanlık ifadesinde araç satışlarıyla alakalı birşey söylemiyor. 25 Temmuz’da babam Mustafa Aydar ile yaptığı görüşmeyi hatırlıyor ama her ne hikmetse aracı ve 31 Temmuz tarihini hatırlamıyor. Bu şahıs babamla bir ticaret yapmış. Babamdan 2 adet daire, bir araç satın almış ama nasıl oluyorsa bu satışın yarısı 'rüşvet', yarısı 'kârlı ticaret' oluyor. Daire satışına rüşvet, araç satışına kârla ticaret diyor. Bu nasıl bir iştir. Söylediğim gibi, Temmuz ayında satması fiziken de mümkün değildir. O tarihte böyle bir araç ortada yoktur. O yüzden olmayan bir hayali aracı babam İhsan Aktaş’a satamaz ve hayali şekilde parasını veremez. Veresiye rüşvet mi olur" ifadeleriyle sonlandırdı.

'AVUKATLARIM 500 SAYFALIK RAPOR SUNDU'

Tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, soruşturma makamının iddianameyi, 'Rıza Akpolat 2019 yılına kadar hiçbir ticari iş yapmamış, geliri, kazancı olmamış, tüm geliri başkanlıktan sonra kazanmış' varsayımı üzerine kurduğunu iddia ederek, "Bu temel varsayım üzerinden suçlamalar yöneltilmiş. 2 gün önce avukatlarım mahkemeye 500 sayfalık rapor sundular. 2019 yılından önceki 20 seneye dair benim ve ailemin yapmış olduğu tüm işler mevcut. Belgelerin hepsini bulabilirsiniz. Bunları burada konuşmaktan dolayı hicap duyuyorum" dedi.

'ZORLA EYLEM OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR'

Rıza Akpolat, "Sözde Beşiktaş'ta rüşvet havuzu kurulmuş otel ve rezervasyon biletlerini bu havuzdan almışım. Bu ödemelerin tamamı, benim yaptığım projedeki bir daire parası etmez. Bunu söylemekten hicap duyuyorum. Ben, neden ailemin malvarlığını açıklamak durumunda kalıyorum. İtirafçı babamı tanımaz, ne yaptığını bilmez. 'Evladımız' denen insanların neden bu hale dönüştürüldüğünü anlamlandırmaya çalışıyoruz ama 'Vardır bir sebebi' diyoruz. Aile olarak çok zor şeyler yaşadık ama adalete olan inancımız nedeniyle burada sapasağlam duruyoruz. Bir kuruşu kendi kişisel harcamalarım için kullandığım ispatlanırsa burada istifa etmeye hazırım. Kurulduğu söylenen rüşvet havuzundan bir kuruşu kendi özel hayatım için kullandıysam burada istifa etmeye hazırım. Zorla oldurulmaya çalışılan eylemden cezalandırılmaya çalışılıyoruz’ dedi.

'NE RÜŞVET ALDIM NE BİR PARÇASI OLDUM'

Tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ise belediye başkanı olduğu dönemde hakediş ödemelerini de eksiksiz yaptığını iddia ederek 'İhaleye fesat' suçunun oluşmadığı sabitken, "Neden ihaleye fesat suçuyla yargılanıyorum" dedi. Çaykara, yerel seçimlere 39 gün kala adaylığının açıklandığını ve açıklanana kadar hangi ilçeye aday olacağını bilmediğini ifade ederek, "Açıklandıktan hemen ertesi gün sahaya indim. Tek bir amacım vardı, seçim kazanmak. Sadece tek başıma aday değilim; 34 meclis üyesi arkadaşım var benim. Yüzlerce partili arkadaşım var. Ramazan'a denk geldi iftar, sahur yaptık. Broşür dağıttık. Kandil oldu cami önünde lokum dağıttık. Benim çalışmaların tamamını kontrol etmeye zamanım da yok, görevim de yok. Ne rüşvet aldım, ne bir parçası oldum. Soruşturma süreci yaşadık. Hakkımda toplanacak delil kalmamıştır, 12 aydır tutukluyum. Türkiye'nin bir elin parmağını geçmeyen en genç belediye başkanlarındanım. Güzel hayallerle yola çıktım. Belediye başkanıyım ama ben de geride bir aile bıraktım. 13 ay belediye başkanlığı yaptım, 12 aydır tutukluyum. Sizden sadece adalet ve tahliyemi talep ediyorum" dedi. 

5 İSİM TAHLİYE EDİLDİ

Savunmaların ardından mahkeme ara kararını açıkladı. Kararla, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediyesi çalışanları Çağdaş Ateşçi, Gülşah Ocak, Ferit Tutşi ve Gülal Erdovan Anıl tahliye edildi.

DAHA ÖNCE TAHLİYE EDİLEN İSİMLER

Şubat ayında yapılan ara değerlendirme ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar dahil dokuz isim, ara kararın açıklandığı 27 Şubat'ta ise aralarında İSFALT ve BELTAŞ çalışanlarının olduğu yedi isim hakkında tahliye kararı verildi. Celse arasında ise, eski İSFALT Genel Müdürü Burak Sırali tahliye olmuştu.