İkinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Midlands bölgesindeki hızla büyüyen sanayi merkezlerinin su ihtiyacını karşılamak amacıyla planlanan Ladybower Rezervuarı projesi, bölgedeki yerleşik hayatın seyrini değiştirdi. Proje kapsamında, asırlık taş yapılara ve köklü bir topluluk yapısına sahip olan Derwent köyü, 1940’larda kademeli olarak boşaltıldı.
Köy sakinlerinin bir kısmı komşu Ashopton köyüne ve çevre bölgelere nakledilirken, 1945 yılı itibarıyla vadi tamamen suyla dolduruldu. Kilisenin çanı başta olmak üzere birçok mimari parça, sular yükselmeden önce Chaddesden'deki St Philip Kilisesi gibi çevre bölgelere taşınarak koruma altına alındı.
SU SEVİYESİ ÇIKINCA KALINTILAR OTTAYA ÇIKTI
Günümüzde popüler bir doğa yürüyüşü noktası olan bölgede, aşırı kuraklık ve düşük yağış dönemlerinde baraj suları çekilerek köyün kalıntılarını görünür kılıyor. İlk kez 1976 yılında yaşanan bu olay, son olarak 2018 yılında su seviyelerinin kritik düzeye düşmesiyle tekrarlandı.
2018 yılındaki çekilme sırasında, köyün ana yapılarından geri kalan tuğla ve moloz yığınlarını görmek isteyen binlerce kişi bölgeye akın etti.
Ancak bu yoğun ilgi beraberinde güvenlik ve koruma sorunlarını getirdi: 3 Kasım 2018 tarihinde bir ziyaretçinin harabeleri çevreleyen yoğun çamura saplanması üzerine dağ kurtarma ekipleri operasyon düzenledi. Su yüzeyine çıkan tarihi kalıntıların üzerine graffiti çizilmesi ve alandan parça çalınması üzerine park korucuları bölgeye erişim kısıtlamaları getirmek zorunda kaldı.
TANIKLAR AZALIYOR
Köyün sular altında kalmadan önceki dönemine dair tanıklıklar ise azalıyor. Bölge sakinlerinden 92 yaşındaki Mabel, BBC Travel’a verdiği demeçte, baraj inşaatı sırasında Derwent’teki okuluna devam ettiğini belirterek, hem Ashopton hem de Derwent köylerini canlı hatırlayan son kişilerden biri olduğunu ifade etti.