Özel koruma alanı ve turistik bölge olan Crescent Adası'nda hayvanlar geçmişte kurak dönemlerde ortaya çıkan kara bağlantısını kullanarak anakaraya geçebiliyordu. Göl seviyesinin yükselmesiyle bu geçidin sular altında kalması, hayvanların sınırlı bir alanda yaşamaya devam etmesine neden oldu.
ANAKARAYLA BAĞLANTI NASIL KESİLDİ?
Crescent Adası ile anakara arasındaki geçiş, Naivasha Gölü'nün su seviyesine bağlı olarak değişiyordu. Kurak dönemlerde ortaya çıkan kara köprüsü sayesinde hayvanlar iki bölge arasında hareket edebiliyordu. Nisan 2020'de yükselen su seviyesi geçidi tamamen kapattı ve bağlantı bir daha kurulamadı. Bunun sonucunda zebralar, zürafalar, impalalar, su antilopları ve diğer büyük otçullar adada kaldı. Hayvanların kara yoluyla anakaraya dönme imkanı ortadan kalktı.
BİLİM İNSANLARI 2025'TE ADAYA GİTTİ
St. George's Üniversitesi'nden Paige Chernisky ve beraberindeki araştırmacılar, 2025 yılında Crescent Adası'nda 3 günlük bir çalışma gerçekleştirdi. Araştırmada yaklaşık 5 yıldır devam eden izolasyonun hayvan popülasyonları ve yaşam alanları üzerindeki etkileri incelendi. Araştırmacılar, büyük otçulların sınırlı otlak alanlarında yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldığını belirledi. Anakarada hayvan sayılarını doğal olarak dengeleyen yırtıcıların adaya ulaşamaması da ekosistemdeki koşulları değiştirdi.
YIRTICILAR ADAYA ULAŞAMIYOR
Kara bağlantısının ortadan kalkması yalnızca adadaki otçulların dışarı çıkmasını engellemedi. Anakaradaki yırtıcıların da Crescent Adası'na ulaşması mümkün olmuyor. Böylece büyük otçulların bulunduğu sınırlı yaşam alanında doğal popülasyon dengesinin değişebileceği belirtildi. Aynı alanda çok sayıda hayvanın bulunmasının otlaklar üzerindeki baskıyı artırabileceği ve hayvanlar arasında bulaşıcı hastalıkların yayılmasını kolaylaştırabileceği değerlendirildi.
THOMSON CEYLANLARININ SAYISI AZALIYOR MU?
Yerel rehberlerin tuttuğu kayıtlar, adadaki Thomson ceylanlarının sayısında olası bir azalmaya işaret etti. Araştırmacılar ayrıca ölü bulunan bir hayvan üzerinde yapılan incelemede akciğer ve karaciğerde lezyonlar tespit etti. Bu bulguların bulaşıcı bir hastalıkla ilişkili olabileceği belirtilirken, adadaki hayvanların sağlık durumunun ve popülasyon değişimlerinin izlenmesi gerektiği kaydedildi.