Modern tıp, kemik yoğunluğunu korumanın yolunun sadece kalsiyum almaktan değil, bu kalsiyumu kemiğe "kilitleyecek" yardımcı bileşenlerden geçtiğini kanıtladı. Yapılan son klinik çalışmalar, kara lahananın iskelet sistemini adeta yeniden inşa eden stratejik bir mineral deposu olduğunu ortaya koydu.
SÜT ÜRÜNLERİYLE YARIŞIYOR
Beslenme bilimci Dr. Michael Greger’ın dikkat çektiği en çarpıcı veri, kara lahanadaki kalsiyumun biyoyararlanım oranı. Sanılanın aksine, vücudumuz kara lahanadan aldığı kalsiyumu, hayvansal kaynaklı süt ürünlerine oranla çok daha yüksek bir verimle işleyebiliyor. Bu durum, özellikle laktoz intoleransı olan veya bitkisel beslenmeyi tercih eden bireyler için kemik erimesine karşı devrim niteliğinde bir alternatif sunuyor.
KALÇA KIRIĞI RİSKİNİ %50 ORANINDA AZALTMAYA YARIYOR
Harvard Halk Sağlığı Okulu tarafından yürütülen geniş kapsamlı gözlemler, iskelet sağlığında gizli kahramanın K vitamini olduğunu gösteriyor. Kara lahana, tek bir porsiyonuyla günlük K vitamini ihtiyacının %100’ünden fazlasını karşılıyor.
K vitamini, kemik proteinlerini mineralize ederek kemiğin kırılganlığını azaltıyor. Araştırmalar, düzenli tüketenlerde kalça kırığı riskinin yarı yarıya azaldığını kanıtladı.
KIKIRDAK YIKIMINI YAVAŞLATIYOR
Hücre sağlığı uzmanı Dr. Rhonda Patrick’e göre kara lahana, sadece kemiği sertleştirmekle kalmıyor; içindeki sülforafan bileşikleri sayesinde eklemlerdeki kıkırdak yıkımını da yavaşlatıyor. Bu, özellikle yaşa bağlı eklem ağrıları ve hareket kısıtlılığı yaşayanlar için doğal bir terapi yöntemi anlamına geliyor.
UZUN SÜRE KAYNATMAYIN
Deneyimli sağlık uzmanları, kara lahananın bu zengin vitamin ve mineral profilinden maksimum düzeyde faydalanmak için tüketim şekline dikkat çekti:
"Kara lahanayı uzun süre kaynatmak, içindeki hassas enzimlerin ve vitaminlerin ölmesine neden olur. En yüksek verim için yaprakların hafif buharda, rengini kaybetmeden pişirilmesi veya ince kıyılarak salatalara dahil edilmesi gerekir."