Güçlü patlamalar sonrasında magma odasının boşalması ve üzerindeki yüzeyin çökmesiyle oluşan bu devasa su altı çukurları, gelişmiş veri analiziyle ortaya çıkarıldı. Yapılan incelemeler, uzun süredir uykuda olan volkanların bile her an faaliyete geçebileceğini ve ciddi ekonomik ile çevresel felaketlere yol açabileceğini gösteriyor.

YAPAY ZEKÂ ALGORİTMASIYLA 87 BİN NESNE TARANDI

Araştırma ekibi, incelenmesi son derece zor olan su altı kraterlerini tespit etmek için Mars'taki çarpma kraterlerini bulmak üzere geliştirilen özel bir yapay zekâ algoritmasını kullandı. Okyanus tabanının haritalarını analiz eden sistem, ilk aşamada 87 binden fazla potansiyel nesne belirledi. Uzmanların gerçekleştirdiği detaylı filtreleme çalışmalarının ardından olası kaldera sayısı 78'e indirilirken, bunlardan 5'inin halihazırda literatürde bilindiği, geriye kalan 73 kalderanın ise ilk kez bu araştırmayla keşfedildiği tescillendi.

DENİZ EKOSİSTEMİ TEHDİT ALTINDA

Paris-Saclay Üniversitesi'nden araştırma lideri Andrea Verolino, deniz tabanında binlerce kilometre uzunluğunda telekomünikasyon kablosu ile petrol ve doğalgaz tesisinin bulunduğuna dikkat çekti. Potansiyel tehlike arz eden volkanların konumlarının önceden belirlenmesinin, ciddi ekonomik kayıpları ve çevresel felaketleri azaltmak açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. Gelecek on yıllarda hangi yanardağın tam olarak ne zaman patlayacağını öngörmek mevcut teknolojiyle henüz mümkün olmasa da araştırmacılar öncelikli bir takip listesi oluşturdu.

Bu kapsamda, çoğunlukla dalma bölgelerinin yakınında yer alan 7 kaldera, acil ve öncelikli inceleme alanı olarak belirlendi. Tektonik plakaların sakin magma akışına yol açan normal hareketinin aksine, bu dev yapılarda ani ve güçlü patlamalar üretme riski bulunuyor. Olası bir aktivasyon durumunda, sadece bölgesel deniz ekosistemlerinin değil, internet hatları dahil küresel su altı altyapısının da doğrudan etkileneceği açıklandı.

Kaynak olarak ekle

HUNGA TONGA PATLAMASI EMSAL TEŞKİL EDİYOR

Su altı volkanlarının uzun süreli sessizlikten sonra bile yaratabileceği tahribata örnek olarak 15 Ocak 2022'de Polinezya'da yaşanan Hunga Tonga patlaması gösteriliyor. Uzmanlar, uzun yıllar süren durgunluğun ardından faaliyete geçen bu su altı volkanının, modern cihazlarla kaydedilen en büyük patlamaya yol açtığını hatırlatıyor.

Toplamda sadece 8 dakika süren yanardağ patlaması, tetiklediği depremle birlikte Alaska'dan dahi duyulacak kadar yüksek bir ses dalgası oluşturdu. Patlama neticesinde meydana gelen tsunami nedeniyle birçok insan hayatını kaybederken, Dünya atmosferine de çok büyük miktarda aerosol ve su buharı salınımı gerçekleşti.