Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, marketlerde tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş ürünlerin satışına ilişkin bir soru önergesine verdiği yanıtta, TETT’nin ürünün son tüketim tarihi anlamına gelmediğini belirterek, belirli koşullar altında bu ürünlerin piyasada bulunabileceğini ifade etti.

Ekonomik sıkıntılar nedeniyle daha ucuz gıdaya ulaşmak isteyen vatandaşların tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçmiş ürünlere yönelmesi üzerine muhalefet milletvekilleri, bu ürünlerin sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin bilgi talep etti. Bu kapsamda DEVA Partili Hasan Karal, Bakan Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, “TETT’si geçmiş ürünlerin satıldığı marketlerde vatandaşların ‘en az riskli olanı seçmek zorunda kalması’ bakanlığınızca halk sağlığı açısından kabul edilebilir bir durum olarak mı değerlendirilmektedir?” sorusunu yöneltti.

'TARİHİ GEÇMİŞİN ÜRÜNÜN TADI BOZUK DEĞİLSE...'

Cumhuriyet'ten Sarp Sağkal'ın haberine göre önergeye yanıt veren Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "TETT, ürünün son tüketilmesi gereken tarihi değil, ürünün kalite özelliklerini koruyabildiği tarihtir. Tavsiye edilen tarih geçtikten sonra gıda; güvenilir olması, tat, koku, görünüş gibi bozulmaların olmaması koşulu ile piyasada bulunabilir. Tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş gıdaların insan tüketimine uygunluğunun kontrolü gıda işletmecilerinin sorumluluğundadır" dedi.

TETT’si geçmiş ürünlerin satışı için belirli bir üst süre olup olmadığına ilişkin soruya da yanıt veren Yumaklı, "Mevzuatta tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ürünler için tüm gıdalar bakımından geçerli, sabit ve ürün bazlı bir ‘üst satış süresi’ tanımlanmamıştır” ifadelerini kullandı. Yumaklı ayrıca, “Gıda güvenilirliği esas olup, insan tüketimine uygun olmayan ürünlerin herhangi bir yolla piyasada değerlendirilmesine izin verilmemektedir" diye konuştu.

CEVAP VEREMEDİĞİ SORU

Öte yandan Yumaklı, "TETT’si aylar geçmiş gıdaların, yoksulluk nedeniyle emekli, öğrenci, engelli ve dar gelirli vatandaşlar tarafından düzenli olarak satın alındığı ortadayken; bakanlığınız bu durumu halk sağlığı ve güvenli gıdaya erişim açısından bir kriz olarak görmekte midir?" sorusunu ise yanıtsız bıraktı.