Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Örnek Mahallesi’nde kurutmalık üzüm hasadı başlarken, üretici ve tarım işçileri artan masraflar ve henüz ilan edilmeyen alım fiyatları nedeniyle zor günler geçiriyor. Mazot, gübre, ilaç ve yevmiye giderlerinin altında ezildiklerini belirten bağcılar, kuru üzümün kilosunun en az 150-160 lira olması gerektiğini vurguluyor.
“BAĞLARIN HEPSİNİ SÖKECEĞİZ”
Sıcak altında saatlerce çalışan üreticiler ve işçiler, açıklanmayan fiyatlar karşısında çalışma heveslerinin kalmadığını söylüyor. Bağcılık yapan bir kadın üretici içinde bulundukları çaresizliği şu sözlerle anlattı:
“Yevmiye 1400 lira. Üzümün fiyatını TMO açıklamadı. Biz çok zor durumdayız. Masrafları çok. Mazot olmuş 82 lira. Biz emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Üzümde kullandığımız ilaçlar da çok pahalı. Sabahın altısında tarlaya giriyoruz, öğleyin ikide çıkıyoruz. Akşama çalışıyoruz. Bir tüp alamıyoruz, bir kilo et alamıyoruz. Bağları sökeceğiz. Kazanamıyoruz, başka çaremiz yok. Kurtarmıyor çünkü. Emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Böyle giderse tüm mahsulü sökeceğiz. Güneşin altında böyle çalışıyoruz. Bizim Tarım Bakanlarımız nerede? Çiftçiyle niye hiç ilgilenmiyorlar? Niye gelip şu halimizi görmüyorlar? Neler çektiğimizi görmüyorlar. Iskarta üzümü 10 liradan satıyoruz. Eğer üzüm 150 lira, 200 lira olmazsa biz bittik. Bağcılık bitti. Çalışma hevesimiz kalmadı. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.”
"BU İŞİN İÇİNDEN NASIL ÇIKACAĞIM"
Giderlerin yüksekliği nedeniyle kâr etmenin imkânsız hale geldiğini dile getiren bir başka kadın işçi, “Arkadaşımızın bağı. Ortağa bakıyoruz. Biz bundan nasıl kâr edeceğiz? Kaç kişi çalışıyor? Yevmiye olmuş 1400, 300 lira da dayıbaşına veriyoruz” dedi. Yetiştirme sürecindeki aşamaları ve market fiyatlarını hatırlatan aynı işçi, “Şimdi ben bu işin içinden nasıl çıkacağım? Şu halime bakın. İki sıra üzümü birden götürüyor. Nereye gidiyoruz biz de bilmiyoruz” dedi.
“BEDAVAYA BAĞ BAKIYORUZ BU SENE”
Üzüm para etmiyor diyen kadın üretici, “Iskarta 10 lira. Ne yapacağımızı biz de bilmiyoruz. Bu üzüm bu hale gelene kadar ne masraf ettik? Yaprak açtırmasından, çubuk dolamasından filiz kesmesine kadar. Şimdi üzümüne girdik. İlaç zaten haddi hesabı yok. Çifti, suyu. Nasıl çıkacağız bu işin içinden bilmiyorum. Bir markete gidiyorum, 1500 liraya ne alabiliyorsun ki? Hiçbir şey alamıyorsun. İki üç parça bir şey 1000 lira tutuyor. Ne yapacağız bilmiyorum. Bedavaya bağ bakıyoruz bu sene. Elimizden hiçbir şey kalmıyor” açıklamasında bulundu.
"YEVMİYELER KURTARMIYOR"
Bağda çalışan emekli bir erkek işçi ise, “Emekliyim ama günlük masraf 1000 lira. Hanımım var, yüzde 84 engelli. Onun maaşını da kestiler. Bu çocuk okula gidiyor. Bu çocuğun okul parasını kestiler. Ne yapayım ben? Ne yapmam lazım? Yedinci sınıfa gidiyor. Bu çocuk devletten bir lira para almıyor. Yevmiyeler kurtarmıyor” ifadelerini kullandı.
“BİR KİLO KURU ÜZÜM SATIP BİR LİTRE MAZOT ALAMIYORUZ”
Çocukluğundan beri çiftçilik yapan Osman Karahasan, maliyet artışının üretimi durdurma noktasına getirdiğini söyledi. Karahasan, “Doğdu doğalı bu bağın içindeyiz. Yıllardan beri çiftçilik yapıyoruz. Ama şöyle bir sıkıntımız var. Bir kilo üzüm satıp bir bardak çay parası karşılamıyor, maliyeti karşılamıyor. Bu ikinci mesleğim. Çiftçilik bizim asıl mesleğimiz. Bir kilo kuru üzüm satacağız, bir litre mazot alamıyoruz şu an. Kuru üzüm, beş kilodan bir kilo veriyor. Yaklaşık o da 75-80 bandında gidiyor” dedi.
TARLADAKİ TÜM HASADI DURDURDU
Emeğin karşılığını kurtaramıyor diyen Karahasan, “Bir kadın yevmiyesi şu an 1650 lira, bir erkek yevmiyesi 1850 lira. Şu an burada çalışan bütün işçilerin toplamı 25 bin lira bize maliyet. Biz ne kadar üzüm satacağız ki 25 bin lira toparlamamız lazım? Gidişat kötü. Son noktaya geldik. Yetkililerin bir an önce el atması gerekli” açıklamasında bulundu. Karahasan, geçen yıl yaş üzümü 33 liraya sattığını ancak bu yıl tüccarların 18-20 lira teklif ettiğini belirterek maliyetini kurtarmadığı için kesimi durdurduğunu ekledi.
“EVDE DURSAK NE YAPACAĞIZ?"
Belirsizlikten yakınan bir diğer işçi, “Üzüm kesiyoruz. Kendi halimize geçinmeye çalışıyoruz ama fiyatlar kötü. Üzüm para etmiyor. İşçilik ücreti az. Şartlar bu şekilde olunca ayakta durmaya çalışıyoruz ama zor. Şu an kesim 1400 lira. Şartlar bu şekilde olunca karamsarız”
Mazot fiyatlarındaki yükselişe dikkat çeken başka bir üretici ise çocukların okul masraflarının karşılanamayacağını söyledi:
“Bu sene yevmiye parasıyla okul çocuğuna okula gönderecek olanlar inanın ki harçlık veremeyecek, kırtasiye masrafını karşılayamayacak. Çünkü hiçbir şeyin yanına yaklaşılmıyor. Mazot 84 lira, dün aldık. Geçen yıl 50 liraydı, bu sene 84 lira. Aradaki hesabı herkesin yapması lazım. Bizi yönetenler bunu görmeli, duymalı”
“HASAT EDİYORUZ AMA HİÇ MUTLU DEĞİLİZ”
Bağın diğer ortağı emekli Şener Kahraman, eski bağ bozumu coşkusunun yerini karamsarlığa bıraktığını kaydetti. Kahraman, “Emeklilikten sonra uzun süredir çiftçilikle uğraşıyorum, tarımla. Bugün bu bağı hasat ediyoruz ama hiç mutlu değiliz. Eskiden bağ bozumu şenliklerimiz olurdu, muhteşem şekilde kutlama gibi yapardık. Fiyatlarımızın 60-70 lira veya daha aşağı düşeceği söyleniyor. Yaş üzümde sofralık 15-18 lira. Bu üzümün yaş maliyeti bize en az 22-23 lira. Kuru maliyeti zaten 80 liranın üzerinde, 100 lira aralığında. Bizim fiyatların en az 150-160 lira taban olması lazım ki ayakta duralım. Aslında o bile bizi mutlu etmiyor ama en az öyle olması lazım. Ayakta duracak hali kalmadı çiftçinin” dedi.