Eskişehir yöresine özgü olan ve "beyaz altın" olarak da bilinen lületaşı, rezerv yapısı ve işlenme biçimiyle Türkiye'nin en özgün yer altı kaynakları arasında bulunuyor. Toprağın metrelerce altından çıkarılan bu hafif ve gözenekli yapıdaki mineral, geleneksel kullanımının ötesine geçerek tekstil sektöründe yenilikçi bir ham madde olarak öne çıkıyor.

TAŞTAN KUMAŞA UZANAN ÜRETİM SÜRECİ

Doğal haliyle oldukça yumuşak ve kolay işlenebilir bir karaktere sahip olan lületaşı, uygulanan özel işlemler sayesinde lifli yapısından faydalanılarak dokunabilir malzemeye dönüştürülüyor. Taşın içinden elde edilen bu lifler, işleme sürecinin ardından günlük hayatta giyilebilen esnek kumaşlara hayat veriyor.

Madenin hafifliği ve ısı yalıtım özellikleri, üretilen bu özel kumaşın tekstil endüstrisindeki kullanım potansiyelini artırırken, taştan giysi üretimi fikri sektörde yeni bir alan açıyor.

GELENEKSEL KULLANIMDA HER ESER BENZERSİZ

Tekstil alanındaki bu teknolojik ve yenilikçi kullanımın yanı sıra lületaşı, asırlardır süregelen geleneksel pipo, tespih ve süs eşyası yapımındaki yerini de korumaya devam ediyor. Atölyelerde işlenen taşın ortaya çıkardığı ince ayrıntılar, tamamen madeni yontan ustanın el becerisine ve taşın doğal damar yapısına göre şekilleniyor.

Endüstriyel döküm veya kalıpların kullanılmadığı bu geleneksel üretim sürecinde, aynı bloktan kesilen ham maddeden ve aynı usta tarafından yapılan ürünler bile görsel olarak birbirinden farklılaşıyor. Her bir ürün, lületaşının o anki fiziksel dokusu ve ustanın kesim tekniğiyle tek ve benzersiz bir yapı kazanıyor.

Kaynak olarak ekle