Çin'in Shenzhen kentinde yapımı devam eden yeni bir kültür merkezi, klasik sanat yapılarından oldukça farklı görünecek.

Renkli, kutu şeklinde ve birbirinden farklı hacimlerden oluşan Bihailou Sanat Köyü, tek bir dev bina yerine küçük binaların üst üste ve yan yana geldiği bir “dikey köy” olarak tasarlanıyor.

Hong Kong sınırına yakın Shatoujiao bölgesinde inşa edilen 6 bin 500 metrekarelik kompleksin en dikkat çekici özelliği ise dışarıdan bakıldığında birbirinden bağımsız görünen yapıların aslında merdivenler, yürüyen merdivenler ve rampalarla birbirine bağlanması olacak.

Projeyi Hollandalı mimarlık stüdyosu MVRDV tasarladı. Stüdyo, tasarımda çevredeki köyün renklerinden, malzemelerinden ve geometrik formlarından ilham aldı. Bu nedenle yapı, bulunduğu bölgeden tamamen kopuk modern bir kompleks yerine, çevresindeki mimarinin yeniden yorumlanmış hali gibi görünecek.

Tek bina yerine küçük yapılardan oluşacak

MVRDV, kültür merkezindeki tüm işlevleri tek bir büyük yapının içine yerleştirmek yerine farklı programlara göre şekillenen ayrı hacimler oluşturdu.

Her birimin kendi girişi bulunacak. Yapılar arasında dış cephe boyunca uzanan merdivenler, yürüyen merdivenler ve rampalar yer alacak. Böylece kompleksin içindeki farklı bölümler birbirine bağlanırken, her alanın bağımsız şekilde kullanılabilmesi mümkün olacak.

Bu tasarımın günlük kullanım açısından da önemli bir sonucu var. Mağaza, restoran, müze ve diğer kültürel alanların birbirinden bağımsız çalışabilmesi ve kendi açılış-kapanış saatlerini belirleyebilmesi planlanıyor.

Kaynak olarak ekle

İçinde tiyatro da bulunacak

Bihailou Sanat Köyü'nün en büyük hacimlerinden biri performans tiyatrosu olacak.

Meydana bakan geniş açıklığın bulunduğu çift kat yüksekliğindeki bu bölüm, yalnızca tiyatro gösterileri için kullanılmayacak. Geri çekilebilir koltuklar sayesinde alan gerektiğinde sergi salonuna dönüştürülebilecek.

Kompleksin daha küçük bloklarında ise mağazalar ve restoranlar yer alacak.

Çatılar da kamusal alan olacak

Projenin dikkat çeken başka bir bölümü ise çatıları.

Zemin katın çevresinde peyzajlı bir meydan oluşturulurken, üst katlarda halka açık çatı terasları bulunacak. Böylece ziyaretçilerin yalnızca binaların içindeki kültürel alanlara değil, yapının farklı seviyelerinde oluşturulan açık alanlara da erişebilmesi hedefleniyor.

Binaların üst üste yerleşen geometrik formları aynı zamanda güneşten ve yağmurdan korunmaya yarayan çıkıntılar oluşturacak.

MVRDV'nin kurucu ortaklarından Winy Maas, tasarımın karmaşık görünmesine rağmen arkasındaki fikrin oldukça basit olduğunu belirtiyor. Ona göre proje, çevredeki köyün yeniden yorumlanması niteliğinde. Renkler, malzemeler ve şekiller yakın çevredeki yapılardan alınarak yeni kültür merkezinin tasarımına taşınıyor.

Ortaya çıkan proje bu nedenle yalnızca yeni bir kültür kompleksi değil, çevresindeki mahalleyi farklı ölçekte yeniden kuran bir mimari tasarım olarak öne çıkıyor.

Bihailou Sanat Köyü tamamlandığında Shenzhen'in kültür ve kamusal yaşam alanlarına yeni bir boyut kazandırması bekleniyor.