Küresel iklim verileri ve kentsel ısı adası etkisi üzerine yapılan araştırmalar, şehirlerdeki beton, kaldırım ve koyu renkli yüzeylerin yaz aylarında kırsal alanlara kıyasla 18° ila 27°F daha fazla ısındığını gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü ve ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) verilerinde de öne çıkan sıcağa bağlı can kayıpları artarken, kamusal alanlarda yerel serinlik sağlama hedefiyle yeni bir kentsel mobilya sistemi geliştirildi.
Zürih Sanat Üniversitesi Endüstriyel Tasarım bölümü mezunları Andrin Stocker ve Luc Schweizer tarafından tasarlanan ‘bloc’ adlı modüler sistem, elektrik şebekesine ihtiyaç duymadan açık alanlarda sıcaklığı 16°F’a kadar düşürmeyi amaçlıyor.
GELENEKSEL YÖNTEMLER VE 3 BOYUTLU ÜRETİM BİR ARADA
Tarihsel süreçteki kil kaplar, rüzgar kuleleri ve doğadaki termit tepeleri gibi yapılardan ilham alan tasarım, evaporatif (buharlamalı) soğutma mekanizmasıyla çalışıyor. 3 boyutlu yazıcı teknolojisiyle üretilen gözenekli terakot (pişmiş toprak) bloklar, suyu bünyesinde tutma özelliğine sahip. Sistem, yerleşik güneş panellerinden sağlanan enerjiyle çalışan küçük bir fan yardımıyla sıcak havayı bu nemli seramik gövdeden geçiriyor. Hava kilden geçerken meydana gelen buharlaşma, ısının havadan uzaklaştırılmasını sağlıyor.
YAĞMUR SUYU TOPLAMA KAPASİTESİNE SAHİP
Resmi proje raporunda paylaşılan operasyonel verilere göre sistem, hava sıcaklığının 86°F’ı (30°C) geçtiği günlerde ortalama 15 galon su tüketiyor. Ünitenin kavisli üst yapısı ise günde yaklaşık 6 galon yağmur suyu toplama kapasitesine sahip.
Sistemin dayandığı teknik altyapı akademik çalışmalarla da destekleniyor: Applied Thermal Engineering (2025): Terakot boru sistemlerinin hava sıcaklığını düşürmede etkili olduğunu ve sıcak-kuru iklimlerde düşük enerjili bir alternatif sunduğunu doğruluyor. Physical Science International Journal: Laboratuvar ölçeğinde test edilen benzer bir terakot soğutucunun, ortam sıcaklığında 11° ila 28°F arasında düşüş sağladığını rapor ediyor.
DAHA DÜŞÜK MALİYETLİ BİR ALTERNATİF
Tasarımcılar, bloc sisteminin tüm bir mahalleyi soğutmak için değil; otobüs durakları, okul bahçeleri ve meydanlar gibi vatandaşların doğrudan zaman geçirdiği mikro alanlarda geçici rahatlama sağlamak üzere kurgulandığını belirtti. Mekanik klimaların aksine soğutucu gaz barındırmayan ve şebeke elektriği gerektirmeyen bu yapı, elektrik altyapısının sınırlı veya maliyetli olduğu bölgeler için düşük maliyetli bir alternatif sunuyor.