Türkiye Futbol Federasyonu'nda üst düzey istifaların ardından sular durulmuyor. Yönetim Kurulu asil üyeliği görevinden ayrılan Lale Cander, federasyonun mevcut işleyişine ve yönetim tarzına dair çok konuşulacak iddiaları gündeme taşıdı.

Kurum içinde şahsi çekişmelerin ön plana çıktığını belirten Cander, yaşanan tablonun Türk futboluna büyük zarar verdiğini ifade ederek şunları söyledi:

"Dar bir akraba çevresiyle yönetim, iç hesaplaşmalar ve dedikodular vardı. 85 milyonluk ülkede futbol federasyonunda akrabalık ilişkilerinin bu kadar konuşulması kesinlikle normal değil. Küçük hesaplaşmalarla Türk futbolunun kıymetli zamanını kaybettik."

YAPILANMA VE CEZAYA SERT TEPKİ

Federasyonun hukuk mekanizmalarının bağımsızlığını yitirdiğini savunan Cander, özellikle TFF Başkanvekili Fuat Göktaş’ın etkin olduğu hukuk yapılanmasının acilen denetlenmesi gerektiğini dile getirdi.

Kendisine verilen disiplin yaptırımının perde arkasına da değinen Cander, şahsına yönelik verilen 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasının kasıtlı olduğunu öne sürerek, bu kararın arkasında istifa eden Abdullah Ayaz’ın tutumlarına açıkça karşı çıkmasının yattığını iddia etti.

"BUGÜN 30 OY BİLE ALAMAZ"

TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun mevcut desteğini kaybettiğini ve yeniden seçilme şansının kalmadığını belirten Lale Cander, kongre tablosunu ve reform ihtiyacını şu maddelerle özetledi:

"Başkanlık seçimi 134'e 129 gibi çok kritik bir farkla sonuçlanmıştı. Mevcut yönetim anlayışıyla bugün yeni bir sandık kurulsa 30 oy bile alamaz. TFF kimsenin şahsi aile şirketi değildir. Kurumsallık, liyakat ve bağımsız bir hukuk mekanizması tesis edilmeden Türk futbolunda gerçek bir reform yapılamaz."

Kaynak olarak ekle