Antalya Diplomasi Forumu kapsamındaki panelde konuşan ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, gazetecilerinin sorularını yanıtladı.

Türkiye'yi bölgenin tek gerçek ekonomisi ve gerçek bir ulus olarak tanımlayan Barrack Suriye'nin Türkiye ile yan yana yürütülen bir deneyim olduğunu ve bu sürecin bölgeye yeni bir yön tayin ettiğini belirtti.

Bölgesel liderlik ve güç dengeleri üzerine konuşan Barrack Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı harika bir lider olarak nitelendirirken aynı cümlede "Netanyahu'nun ülkesi için gerekli neyse onu yaptığını' söyledi.

Türkiye'nin asla hafife alınmaması gereken bir güç olduğunu belirten Barrack "İsrail'in Türkiye ile uyum sağlamasının bölge halklarının refahı için yegane cevap olduğunu ve mevcut sert retoriğin zamanla ortadan kalkacağına inandığını" söyledi.

Bu retoriğin meyda tarafından körüklendiğini söyleyen Barrack durumu bir örnekle açıkladı. Barrack, "Tel Aviv'de uyanıp gazeteyi okuduğunuzda ne görüyorsunuz? Gazetede Osmanlı İmparatorluğu 2.0'ın bir şemasını görüyorsunuz. Osmanlı İmparatorluğu, Viyana'dan Maldivler'e kadar uzanıyor. Evet, bu, İsrail'in Türkiye'nin nasıl olması gerektiğine dair sunduğu vizyon" diye konuştu.

Barrack, Türk basınını da eleştirerek "İstanbul'da uyanıp gazeteyi okuduğunuzda ise karşınıza çıkan, Viyana'dan Maldivler'e kadar uzanan Büyük İsrail" diye konuştu.

'S-400 MESELESİ ÇÖZÜLECEK'

Türkiye ile ABD arasındaki askeri ve siyasi krizlere de değinen Barrack özellikle S-400 ve F-35 meselesinde yaptırımların etkisiz kaldığını savundu.

Yaptırım uygulanan ülkelerin daha dahi çözümler üreterek bu kısıtlamaları aştığını belirten Barrack Türkiye'nin NATO müttefiki olarak Avrupa'yı korumadaki devasa rolünün unutulmaması gerektiğini hatırlattı.

"S-400 durumunun yakında çözüleceğine inanıyorum çünkü F-16 müzakereleri ve Halkbank süreciyle birlikte ittifakımız yeniden inşa ediliyor" diyen Barrack Türkiye'nin jet programındaki ortaklığının önemine dikkat çekti.

Yunanistan örneği üzerinden askeri dengelere atıfta bulunan Barrack iki müttefik arasındaki tarihi meselelerin artık çözüm yoluna girmesi gerektiğini ifade etti.

'ORTA DOĞU'DA DEMOKRASİ İŞE YARAMIYOR'

Suriye ve İsrail arasındaki diplomatik dengeleri değerlendiren Barrack, Şara rejimi yönetimindeki Suriye'nin İsrail'e karşı hiçbir zaman saldırgan bir tutum sergilemediğini söyledi.

Suriye yönetiminin İsrail ile çatışmaya girmemek konusunda son derece zekice ve sabırlı bir politika izlediğini belirten Barrack "Suriye tarafı defalarca konuşmaya hazır olduklarını dile getirdi ve benim tahminim Suriye ile bir saldırmazlık ve normalleşme anlaşmasına Lübnan'dan çok daha önce varılacağı yönündedir" dedi.

Netanyahu'nun sınırlar veya kısıtlamalar konusunda bir endişe taşımadığını dile getiren Büyükelçi, İsrail'in bölgedeki toplumsal bağları siyasi sınırlardan daha ön planda tuttuğunu ve güneydeki Dürzileri kendi akrabaları gibi gördüğünü sözlerine ekledi.

Barrack, "bu coğrafyada sadece gücün saygı gördüğünü" öne sürdü. Güç yansıtmamanın bir zayıflık işareti olarak algılandığını ve Suriye'nin bu durumun en somut örneği olduğunu ifade eden Barrack "Suriye'deki sistemin işlemesinin sebebi insanların geçmişteki görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp bir yerlere öncülük eden güçlü ve cesur bir lider görmeleridir" şeklinde konuştu. 

Barrack, "Tekrar söylüyorum, bunu söylediğim için eleştirileceğim çünkü bu demokratik olmayan bir yaklaşım. Bölgeye bakarsanız işe yarayan tek şey bu güçlü liderlik rejimleri: ya iyiliksever monarşiler, ya da monarşik cumhuriyetler. Geri kalan her şey, bu Arap Baharı, sönüp gitti ve buharlaştı" diye konuştu.

Barrack "Suriye'deki sistemin işlemesinin sebebi insanların geçmişteki görüş ayrılıklarını bir kenara bırakıp bir yerlere öncülük eden güçlü ve cesur bir lider görmeleridir" şeklinde konuştu.

'ÇÖZÜM İSRAİL İLE ANLAŞMAK'

Orta Doğu'daki son siyasi durumu değerlendiren Barrack, bölgedeki istikrarsızlığın çözümüne dair refah odaklı bir yaklaşım sergiledi.

İran tarafından desteklenen milis yapıların sadece askeri operasyonlarla ortadan kaldırılamayacağını savunan Barrack asıl meselenin bireyden aileye ve topluma uzanan bir ekonomik kalkınma olduğunu vurguladı.

Barrack, "Egemen bir devletin desteklediği bir milis yapısını sadece onları öldürerek yok edemezsiniz" dedi ve  İsrail ve Arap ülkeleri arasındaki İbrahim Anlaşmaları'nın "bu karmaşık coğrafya için nihai çözüm olduğunu" ifade etti.