Işgın, genellikle nisan ve mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte toprak yüzüne çıkıyor. Dağlık ve engebeli arazilerde yetişen bu bitkiyi toplamak oldukça zahmetli bir iş. Köylüler sabahın ilk ışıklarında yola çıkarak metrelerce yüksekteki yamaçlarda, bitkiye zarar vermeden tek tek keserek topluyor. Bu zorlu ve emek isteyen süreç, ışgının değerini bir kat daha artırıyor.

BAHARIN GELİŞİYLE KAPIŞ KAPIŞ GİDİYOR
Toplanan ışgınlar, genellikle aynı gün içerisinde pazarlara ve tezgahlara getirilerek satışa sunuluyor. Sezonun ilk günlerinde miktarı sınırlı olduğu için fiyatı oldukça yüksek oluyor ve kısa sürede tükeniyor. Özellikle büyük şehirlerde sağlıklı ve doğal beslenmeye olan ilginin artmasıyla birlikte ışgına talep her geçen yıl daha da yükseliyor.
Işgın sadece ekonomik açıdan değil, sağlık açısından da oldukça değerli bir bitki. İçerdiği zengin vitamin ve mineraller sayesinde bağışıklık sistemini destekliyor. C vitamini bakımından zengin olan ışgın, vücudu hastalıklara karşı korumaya yardımcı olurken, sindirim sistemini düzenleyici etkisiyle de öne çıkıyor.

KAN ŞEKERİNİ DENGEDE TUTUYOR
Işgının en ilgi çeken özelliklerinden biri de iştah dengeleyici etkisi. Tokluk hissini artırarak kilo kontrolüne destek olabiliyor. Düşük kalorili yapısıyla da diyet listelerinde sıkça yer alıyor.
Ayrıca kan şekerini dengede tutmaya yardımcı olduğu ve ani açlık krizlerini azalttığı belirtiliyor.
Uzmanlar, doğal ve katkısız olan ışgının mevsiminde tüketilmesini önerirken, aşırıya kaçılmaması gerektiğini de vurguluyor. Hem lezzeti hem de sağlık faydalarıyla öne çıkan ışgın, bu sezon da her yıl olduğu gibi tezgahlarda hızla tükenmeye devam ediyor.