Azerbaycan Milli İlimler Akademisi Arkeoloji ve Antropoloji Enstitüsü Kıdemli Bilimsel Çalışanı Vafa Mahmudova başkanlığındaki ekip tarafından Paşa Tepe prehistorik alanında sürdürülen kazılarda, yaklaşık 10 santimetre çapında ve 1,87 kilogram ağırlığında cilalı bir taş küre bulundu.

Araştırmacılar, küre formundaki nesnenin yüzeyinde herhangi bir delik, darbe izi veya bilinen bir alet kullanımına ait aşınma emaresi bulunmadığını bildirdi. Eserin simetrik yapısı ve yüksek yüzey kalitesi, nesnenin rastlantısal değil, planlı bir işçilikle üretildiğini gösteriyor.

BÖLGE ARKEOLOJİSİNDE BİR İLK 

Güney Kafkasya Neolitik dönem literatüründe henüz doğrudan biçimsel bir paraleli bulunmayan esere ilişkin açıklamalarda bulunan Vafa Mahmudova, buluntunun bilimsel önemine dikkat çekti:

"Taş küre, hem üretim teknolojisi hem de olası işlevi bakımından özel bir bilimsel öneme sahip. Neolitik dönemde Levant, Anadolu ve Güney Kafkasya arasındaki bağlantıları anlamak için yeni bir bilgi kaynağı sunuyor."

İKİ İHTİMAL ÜZERİNDE DURULUYOR

Herhangi bir kullanım veya aşınma izi taşımaması sebebiyle eserin doğrudan bir işlevsel kategoriye yerleştirilemediği belirtildi. Arkeologlar şu aşamada iki temel olasılığı değerlendiriyor: Nesnenin ritüel veya törensel amaçla kullanılmış olması, erken dönem ticaret veya ölçü sistemlerinde standart bir ağırlık birimi işlevi görmesi.

Kaynak olarak ekle

Eserin ham maddesinin tespiti, üretim tekniklerinin anlaşılması ve diğer Yakındoğu bulıntılarıyla karşılaştırılması amacıyla laboratuvar analizlerinin sürdürüleceği ifade edildi.

ORTA ÇAĞ ALTYAPI KATMANI DA TESPİT EDİLDİ

Paşa Tepe’deki kazı çalışmalarının 45 ila 50 santimetre derinliğe ulaşan bölümlerinde, Neolitik katmanların yanı sıra Orta Çağ dönemine ait olduğu değerlendirilen seramik su borusu hatları da açığa çıkarıldı.

Uzmanlar, seramik boruların taş küre ile doğrudan bir bağlantısı bulunmadığını, ancak sahanın farklı tarihsel dönemlerde üst üste yerleşime ev sahipliği yaptığını doğruladığını kaydetti.