T24 yazarı Tolga Şardan, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin standart dışı plaka ve araç içi multimedya sistemlerine yönelik cezalara ilişkin açıklamalarının hukuki tartışma başlattığını yazdı.

Şardan, yasa değişmeden ceza uygulamasının durdurulacağı ve kesilen cezaların silineceğinin duyurulmasının, yetki sınırları açısından soru işaretleri doğurduğunu belirtti.

ÇİFTÇİ TALİMAT VERDİM DEDİ AMA YETKİ YOK

Tepkilerin artması üzerine göreve yeni başlayan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, geçen hafta TBMM’de gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Çiftçi, “Vatandaşımıza 1 Nisan’a kadar süre verdik. Bu süreçte ceza uygulanmayacak. Kesilen cezaların da silinmesi için talimat verdim” dedi.

Aynı düzenlemede yer alan araç içi multimedya ve görüntü cihazlarına ilişkin yaptırımlarda da geri adım atıldı.

Bakanlık, pazar günü yaptığı açıklamada, bu kapsamdaki cezaların yönetmelik düzenlemesi tamamlanana kadar durdurulduğunu, 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların ise iptal edildiğini duyurdu.

T24 yazarı Tolga Şardan, bu tür bir değişiklik için ya yeni bir yasa hükmü ya da Cumhurbaşkanı imzalı bir kararname gerektiği vurgulandı.

Şardan, şunları yazdı:

İçişleri Bakanı Çiftçi, yürütmesi bizzat Cumhurbaşkanı’na ait olan bir yasa konusunda, karşı hüküm olmamasına rağmen, yasaya göre suç olan iki ayrı fiilin devlet tarafından “görmezden gelineceğini” açıkladı. Hem de bir anlamda ceza yazılmama garantisi sundu.

Çiftçi, yine herhangi bir aksi düzenleme olmamasına rağmen; yasanın suç saydığı, aracına standart dışı plaka takanlara karşı devletin uyguladığı cezayı sildireceğini TBMM’de mikrofonlara büyük bir ciddiyet içinde açıkladı.

Bakana “bunu hangi kurala, kitaba göre yapacaksınız” diye sorulmadı.

Çiftçi’nin açıklamalarına konu olan iki ayrı suç fiilini, yani yasa hükmünü geçersiz kılacak bir eylemi görevdeki herhangi bir kamu personeli yapsa en hafif şekliyle doğrudan adli ve idari soruşturmayla karşılaşır. Süreç, görevden alınmaya kadar gider!

Oysa, bu durumda yasa hükmünün uygulamasının değiştirilmesi için ya yeni bir yasa hükmü ya da Cumhurbaşkanı’nın imzasını taşıyan bir KHK gerekir!

Şimdilik ikisinin de olmadığı dikkate alınırsa, Çiftçi’nin sözünün geçerliliği nasıl sağlanacak?

Ayrıca Bakan Bey, 30 yıllık mesleki kariyerinin hangi aşamasında böylesi bir uygulamayla karşılaşmış?

Ama burası Türkiye elbette.

Çiftçi’ye hangi danışmanı ya da kim / kimler bu aklı verdi, merak konusu.

Halbuki önceki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun döneminde bir ara trafikten sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı’nı yürüten şimdinin Bakan Yardımcısı Ali Çelik, bu konuları iyi bilir.