Tarihi dokunun doğal güzelliklerle birleştiği bölgede oluşan bu tablo, kentin kültürel değerini bir kez daha ön plana çıkardı. Kış aylarında ise oluşan görüntü Prusias Ad Hypium'un eşsiz bir güzelliğe dönüştürdü. 

BİNYILLARA DAYANAN TARİHİ GEÇMİŞ

Konuralp bölgesinde yer alan bu antik kentin geçmişi, antik çağ yazarlarının aktardığı bilgilere göre M.Ö. 1200 ile 700 yılları arasına kadar uzanıyor. Bu dönemde bölgenin Trakyalı halkların yerleşim yeri olduğu biliniyor.

İlk olarak "Kieros" ismiyle kurulan antik kent, M.Ö. 74 yılında Bithynia Kralı IV. Nikomedes döneminde Roma İmparatorluğu'nun yönetimine girdi. Bu geçişle birlikte kentte mimari ve kültürel açıdan önemli bir gelişim süreci başladı.

ANITSAL YAPILAR VE ROMA DÖNEMİ İZLERİ

Prusias Ad Hypium içerisinde su kemerleri, agora, tiyatro, hamam ve boule gibi çok sayıda anıtsal yapı bulunuyor. Roma döneminin tüm ihtişamını yansıtan bu yapılar, Erken Hristiyanlık döneminde de önemini yitirmeden günümüze ulaşmayı başardı.

Sadece antik dönemde değil, sonraki yüzyıllarda da canlılığını koruyan bir merkez olma özelliğini sürdürdü. Arkeolojik açıdan zengin olan bu alan, her mevsim farklı bir görsel şölen sunuyor.

OSMANLI DÖNEMİ VE KONUR ALP BEY

Antik kentin Türk-İslam tarihindeki yeri ise Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarına dayanıyor. Kent, 1323 yılında Orhan Gazi'nin en önemli komutanlarından biri olan Konur Alp Bey tarafından fethedildi.

Bu fetihle birlikte Osmanlı topraklarına katılan bölge, o günden bu yana Konuralp ismiyle de anılmaya başlandı. Günümüzde hem antik hem de yakın dönem tarihin izlerini taşıyan kent, ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürüyor.