Jeolog Jonathan Paul tarafından kaleme alınan ve The Conversation'da yayımlanan analizde, adanın neden dünyanın en zengin doğal kaynak alanlarından biri olduğu ayrıntılarıyla ele alındı.
Uzmanlara göre Grönland, özellikle kritik hammaddeler açısından son derece stratejik bir konumda bulunuyor. Bunların başında yeşil dönüşümün temelini oluşturan lityum ve nadir toprak elementleri geliyor. Bu elementler; bataryalar, elektrik motorları ve elektronik cihazlar için vazgeçilmez kabul ediliyor. Bunun yanı sıra adada önemli miktarda petrol ve doğal gaz dahil olmak üzere başka maden ve hidrokarbon rezervleri de bulunuyor.
BUZLARIN ALTINDA DÜNYANIN REZERVİ YATIYOR
Tahminlere göre, kalın buz tabakalarının altında yer alan üç büyük nadir toprak elementi yatağı, hacim açısından dünyanın en büyükleri arasında yer alabilir. Bu rezervler, küresel enerji dönüşümü için ihtiyaç duyulan batarya ve elektrikli bileşenlerin üretiminde kritik rol oynayabilecek potansiyele sahip.
Olası petrol, gaz ve mineral zenginliği; Danimarka ve ABD'li araştırmacıların da ilgisini çekmiş durumda. ABD Jeoloji Servisi’nin değerlendirmesine göre, Grönland’ın kuzeydoğusunda, buz altındaki alanlar da dahil olmak üzere yaklaşık 31 milyar varil petrol eşdeğeri kaynak bulunabilir. Bu rakam, ABD'nin kanıtlanmış toplam ham petrol rezervlerine yakın bir büyüklüğe işaret ediyor.
BÜYÜK BÖLÜMÜ HALA KEŞFEDİLMEDİ
Grönland'ın yüzölçümünün beşte birinden azı buzsuz durumda. Ancak bu buzsuz alan bile neredeyse Birleşik Krallık'ın iki katı büyüklüğünde. Bu durum, buz tabakalarının altında henüz keşfedilmemiş çok sayıda kaynağın bulunabileceği anlamına geliyor.
Adanın bu kadar zengin olmasının temel nedeni ise yaklaşık 4 milyar yıla uzanan karmaşık jeolojik geçmişi. Grönland’da dünyanın en eski kayaçlarından bazıları ve meteor kökenli olmayan büyük doğal demir kütleleri bulunuyor. Ayrıca 1970'li yıllarda elmas içeren kimberlit boruları keşfedilmiş olsa da, zorlu lojistik koşullar nedeniyle henüz işletmeye alınmadı.
TRUMP BOŞUNA İSTEMİYORMUŞ
Bu sebeple Donald Trump'ın Grönland'a olan ilgisi, yalnızca jeopolitik bir genişleme arzusu değil, adanın altında yatan devasa ekonomik potansiyelin stratejik bir hamlesi olarak görülüyor. Özellikle modern teknolojinin, elektrikli araçların ve savunma sanayiinin can damarı olan bu elementler üzerindeki Çin hakimiyetini kırmak isteyen Trump yönetimi için Grönland, 21. yüzyılın "yeni enerji üssü" ve Kuzey Kutbu'ndaki en kritik ticaret rotalarının anahtarı niteliğinde bulunuyor.