Küresel ekonomi, Orta Doğu’daki savaşın genişlemesi ve ABD’den gelen makroekonomik verilerle zorlu bir virajdan geçiyor. Enerji fiyatlarındaki keskin yükselişin enflasyonu tetiklemesi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi beklentilerini zayıflatarak altın fiyatlarında tarihi bir geri çekilmeye yol açtı. Aynı dakikalarda, Trump'ın açıklamalarıyla birlikte çatışmaların petrol arz hatlarını tehdit etmesi ham madde fiyatlarını zirveye taşıdı.

ALTIN FİYATLARINDA 2008'DEN BU YANA EN SERT DÜŞÜŞ

Ons altın, artan enerji maliyetleri ve güçlenen doların baskısıyla yüzde 0,6 değer kaybederek 4.466,99 dolar seviyesine geriledi. Bu düşüşle birlikte sarı metal, Mart ayı içerisinde yüzde 15’ten fazla değer kaybederek Ekim 2008 finansal krizinden bu yana en kötü aylık performansını sergiledi.

Cuma günü kapanışı 4 bin 493 dolardan yapan altının onsu sabah seansına ise 4 bin 503 dolardan başlarken yüzde 1,16'lık değer kazanımıyla 4 bin 547 dolarda hareketleniyor.

Yurt içi piyasalarda ise gram altın serbest piyasada 6 bin 503 liradan işlem görürken, Kapalıçarşı verilerine göre satış fiyatı 6 bin 783 lira olarak kaydedildi.

Analistler, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail-İran gerginliğinden bu yana doların yüzde 2 değer kazanmasının altın üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor.

PETROL PİYASASINDA HUSİ VE HÜRMÜZ BOĞAZI ALARMI

Petrol fiyatları, Husilerin Orta Doğu’daki savaşa müdahil olması ve bölgeye yeni ABD birliklerinin sevk edilmesiyle yükselişini sürdürüyor. Brent petrol, hafta sonu gerçekleştirilen füze saldırılarının ardından varil başına 116,75 dolara kadar çıkarak aylık bazda rekor kazanca yöneldi. ABD ham petrolü de kritik 100 dolar eşiğini aşmış durumda.

Mart ayı genelinde yaklaşık yüzde 60 yükselen Brent petrol için en büyük risk unsurlarından biri Hürmüz Boğazı'ndaki trafik akışı olarak görülüyor. İran’ın stratejik su yolu üzerindeki kontrolünü sıkılaştırması ve sadece belirli ülkelerin gemilerine geçiş izni vermesi arz endişelerini körüklüyor.

TRUMP'IN AÇIKLAMALARI PETROLÜ UÇURDU

ABD, bölgeye binlerce asker gönderme kararı alarak riskli bir kara harekâtı ihtimaline dair endişeleri artırdı. Financial Times’a verdiği röportajda Donald Trump, İran’daki petrolü “ele geçirmek” istediğini ve ihracat merkezi olan Harg Adası’nı kontrol altına alabileceğini söyledi. Bu hamle, Tahran’dan ciddi bir karşılık gelebileceği anlamına geliyor.

Brent petrol, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaşın küresel piyasaları sarsmasıyla Mart ayında yaklaşık yüzde 60 yükseldi. Çatışma beşinci haftasına girerken, geçen hafta Washington’un diplomatik girişimlerine ve hafta sonu Pakistan’da yapılan barış görüşmelerine rağmen azalma belirtisi göstermiyor.

Pazar günü Trump, Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’ın savaşı sona erdirmek için iletilen 15 talebin çoğunu ABD’ye “kabul ettirdiğini” söyledi ancak hangi tavizlerin verildiğini açıklamadı. İran daha önce bu planı kamuoyu önünde reddetmiş ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğini koruma şartı da dahil olmak üzere kendi koşullarını öne sürmüştü.

İran, Basra Körfezi’ni küresel piyasalara bağlayan bu su yolundan geçen trafiğin büyük kısmını neredeyse tamamen kesti. Tahran, bu stratejik geçit üzerindeki kontrolünü resmileştirmeye çalışırken çoğu gemiyi engelliyor, ancak Pakistan, Tayland ve Malezya gibi ülkelerden gelen sınırlı sayıda geminin geçişine izin veriyor.

Geçen hafta Trump, kabine toplantısında İran’ın iyi niyet göstergesi olarak Hürmüz’den 10 petrol tankerinin geçmesine izin verdiğini söylemişti. Financial Times’a göre bu sayının iki katına çıktığını belirten Trump’a ek olarak, Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar da Tahran’ın 20 geminin daha geçişine izin verdiğini açıkladı.

Husilerin savaşa dahil olması, petrol piyasaları için yeni bir risk oluşturuyor. Grup, 2023’te Gazze savaşının başlamasının ardından Kızıldeniz’i Batılı nakliyeciler için büyük ölçüde kapatmış ve gemilerin rotalarını değiştirmesine neden olmuştu. Yanbu üzerinden yüklenen petrol sevkiyatlarına yönelik herhangi bir tehdit, arzı daha da kısıtlayabilir.