ABD Başkanı Donald Trump, Kanada ile yaşanan gerilimi tırmandırarak iki ülke sınırındaki Ontario Gölü'nün adının "derhal" "Amerika Gölü" olarak değiştirilmesi talimatını verdi.
Perşembe günü imzalanan başkanlık kararnamesiyle, Ontario eyaleti ile New York eyaleti arasında yer alan devasa su kütlesinin adı, eyalet ve yerel yönetimler ile özel sektör tarafından yaygın olarak takip edilen önemli bir federal haritalama sisteminde değiştirilecek.
Kararnamede, "Göl, Amerika'nın geleceğini ve küresel ekonomiyi şekillendirmede kilit bir rol oynamaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.
Trump, geçen yıl da Meksika, ABD ve Küba'ya kıyısı bulunan Meksika Körfezi'nin adını "Amerika Körfezi" olarak değiştiren bir kararname imzalamıştı.
CARNEY'DEN CEVAP GECİKMEDİ
Kanada Başbakanı Mark Carney kararı, gölün ilk adının anlmını açıklayarak eleştirdi.
Carney, "Ontario Gölü adı, uygun bir şekilde 'göl güzeldir, göl büyüktür' anlamına gelen Wendat kelimesi Ontari’io'dan gelmektedir" diyerek yanıt verdi.
İsmin 400 yıldan daha eski olduğunu vurgulayan Carney, "Bu isim hem Kanada Konfederasyonu'ndan hem de ABD Bağımsızlık Bildirgesi'nden daha eskiye dayanmaktadır. Amerika'nın değiştiğini biliyoruz. Ticaret ilişkileri, dış politikaları, ulusal anıtları, göllerin isimleri... Kanadalılar ayrıca gerçeği adlandırmanın dün, bugün ve her zaman Ontario Gölü demek olduğunu da biliyor" dedi.
Göle kıyısı olan tek ABD eyaletinin valisi olan New York Valisi Kathy Hochul ise X üzerinden yaptığı paylaşımda, "New York buraya bu ismi vermeyecek" ifadesini kullandı.
Toronto Üniversitesi Munk Küresel İşler ve Kamu Politikası Okulu'ndan Brian Rathbun ise "Bu noktada bence tek şaşırtıcı şey, kendisinin [Trump] buraya 'Trump Gölü' adını vermeye karar vermemiş olmasıdır" değerlendirmesinde bulundu.
TİCARET SAVAŞI, GÖLLERE SIÇRADI
İsim değişikliği kararı, ticaret müzakerelerinin çökmesinin ardından karşılıklı tarife misillemelerine başlayan ABD ile Kanada arasında yıpranan ilişkilerinin bir göstergesi oldu.
Trump'ın 18 ay önce göreve başlamasından bu yana Kanada, Beyaz Saray'ın egemenliğine, karakterine ve ekonomisine yönelik amansız saldırılarıyla karşı karşıya kaldı ve Trump, ülkesinin en büyük ikinci ticari ortağına tarifeler uyguladı.
Geçen haftanın sonlarında iki taraf arasındaki ticaret görüşmeleri çöktü. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Washington'ın çelik, alüminyum, araç ve kereste konularında "önemli tarife indirimleri" teklif ettiğini ancak Kanada'nın anlaşmayı reddettiğini belirtti.
Carney ise Trump yönetiminin son dakikada yapılan çok sayıda değişiklikle "kötü bir anlaşma" sunması üzerine müzakereleri askıya aldığını aktararak, başkanın Kanada'nın yanıtını "yanlış hesaplamasının" ardından ticaret konusunda "savaşta" olduklarını söyledi.
Washington'ın düşmanca tutumuna öfkeli olan Kanadalılar, ekonomik sonuçlarla karşılaşma ihtimallerine rağmen Carney'nin duruşunu destekliyor.
WASHINGTON ÖFKELİ
Öte yandan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance bu hafta Kanada'yı hedef alarak, "Askeriyesine yetersiz yatırım yapan ve ABD tarafından sağlanan koruma şemsiyesi olmasaydı tam anlamıyla yabancı bir ülke tarafından işgal edilecek olan bir ülke" nitelendirmesinde bulundu.
Kanada bu yılın başlarında NATO'nun yüzde 2'lik savunma harcaması hedefine ulaştı ve 2035 yılına kadar askeri finansmanı yüzde 5'e çıkarmayı taahhüt etti.
ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick Perşembe günü yaptığı açıklamada, "Bir anlaşmamız vardı, el sıkıştık, başkan bunu duyurdu. Kanada siyasi amaçlarla çekilme kararı aldı, ayrılmak istediler" dedi.
ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum ise kararnamenin ardından, "Ülkemize sınırı olan ve ekonomimizi destekleyen yerler ve sular, ABD'nin büyüklüğünü yansıtmalıdır" paylaşımını yaptı.