Eski ABD Başkanı Donald Trump, "The Axios Show" programında yaptığı açıklamalarda, İran ile girilen süreçten bu yana gücünün "sınırları olmadığını" keşfettiğini iddia etti.
Röportajda dünya liderlerini hedef alan Trump, en çok da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yüklendi.
Gazetecinin "Netanyahu ile aranız iyi mi?" sorusuna yanıt veren Trump "aramız iyi, ancak onu arada aklı başında tutmamız gerekli" diyerek Netanyahu'nun deli olduğunu ima etti.
Müttefiklik ilişkilerine de değinen Trump, 'kendisi olmasaydı İsrail'in bugün var olmayacağını' bir kere daha vurguladı.
GÜCÜNÜ LİDERLERLE ÖLÇÜYOR
Axios muhabiri Marc Caputo'ya verdiği 45 dakikalık mülakatta Trump, gücünü liderlerin kendisine boyun eğmesiyle ölçtüğünü ifade etti.
Fransa'daki G7 zirvesinde diğer liderlerin kendisinin "patron" olduğuna inandığını söyleyen Trump, İsrail'in de kendisine büyük saygı duyduğunu ve dediklerini yapacağını ileri sürdü.
Kendisini konu alan bir kitap hakkında konuşan ABD Başkanı, gücünün sınırları olmadığını düşündüğünü söyledi.
Fransa'daki G7 zirvesinde kendini "çok baskın" olarak nitelendiren Trump, en çok hayranlık duyduğu dünya liderleri olarak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi'yi gösterdi.
Şi'yi "tamamen iş odaklı", Modi'yi ise "çetin bir ceviz" olarak tanımlayan Trump, Vladimir Putin'in yokluğundan üzüntü duyduğunu belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kendisini Versay Sarayı'nda bir akşam yemeğiyle ağırlamasından ise hoşnut olduğunu, kendisinin zayıf noktasından vurduğunu söyledi.
'ATİLLA HAN'IN UÇAĞI YOKTU, ONDAN DAHA GÜÇLÜYÜM'
New York Times muhabirleri Maggie Haberman ve Jonathan Swan tarafından kaleme alınan ve önümüzdeki salı günü çıkacak olan "Regime Change" (Rejim Değişimi) adlı kitapta Trump kendini dünya tarihindeki diktatörler, fatihler imparatorlarla kıyaslıyor.
Kitaptaki bilgilere göre Trump; kendisinin Atilla, Cengiz Han, Napolyon, Stalin, Mao ve Hitler gibi isimlerden daha güçlü olduğunu iddia eden bir belgeyi gururla sergiledi.
Yazarlar, Trump'ın bu belgeden isimleri okuyarak geçmişteki liderlerin uçakları olmadığı için seyahat edemediklerini, bu yüzden ABD Başkanı olarak kendi gücünün gerisinde kaldıklarını aktardığını belirtti.
İran anlaşması konusunda kendisini eleştiren Cumhuriyetçileri hedef alan Trump, bu anlaşmanın aslında İran'ın "koşulsuz teslimiyeti" ve "rejim değişikliği" anlamına geldiğini savundu.
Sınırsız güç iddialarına rağmen ekonominin kendisini kısıtlayan tek güç olduğunu kabul eden Trump, savaşı uzatmanın küresel bir depresyonu tetikleyebileceğini, petrol fiyatlarındaki düşüş ile borsadaki yükselişin ise doğru kararı verdiğinin kanıtı olduğunu belirtti.
Trump, Büyük Buhran ile özdeşleşen 31. ABD Başkanı'na atıfta bulunarak, "Asla rahmetli, büyük Herbert Hoover olmak istemiyorum" dedi.