ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka sektörünün öncü şirketlerine devletin ortak olmasının planlandığını duyurdu. Trump yönetimi daha önce de çip üreticisi Intel gibi büyük şirketlerden hisse alarak, Amerikan firmalarını hükümet müdahalesinden koruyan geleneksel çizgiyi esnetmişti.

BEYAZ SARAY'DA KRİTİK ZİRVE

Air Force One uçağında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, tüm büyük yapay zeka şirketlerinin yöneticilerini önümüzdeki haftaya kadar Beyaz Saray’a davet ettiğini belirtti. Trump, "Bu hamle Amerikan halkı ile neredeyse bir ortaklık kurulması anlamına geliyor. Halkımız yapay zekanın başarısından doğrudan faydalanabilir. Bu sayede teknolojiyi daha çok benimseyeceklerdir" ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar SpaceX, Anthropic ve OpenAI gibi sektörün dev isimlerinin hisselerini halka arz etmeye hazırlandığı ve önümüzdeki aylarda trilyon dolarlık yeni şirketlerin doğmasının beklendiği bir dönemde geldi.

EKONOMİK DÖNÜŞÜM VE İSTİHDAM KAYGISI

Teknoloji dünyası ve siyasi liderler, yapay zekanın muazzam bir büyüme tetikleyebileceğini ancak aynı zamanda yeni nesil bilgisayarların insanların yerini almasıyla kitlesel işsizliğe yol açabileceğini öngörüyor. Hükümet ortaklığını savunanlar ise bu adımı, sektörün büyümesinden elde edilecek gelirlerin adil paylaşılması ve halk üzerindeki ekonomik olumsuzlukların hafifletilmesi için bir formül olarak görüyor.

Kaynak olarak ekle

Kamuoyu da bu gelişmelere temkinli yaklaşıyor. YouGov ve The Economist tarafından yapılan güncel bir ankete göre, Amerikalı yetişkinlerin %70’inden fazlası yapay zekanın çok hızlı ilerlediğini düşünüyor. Katılımcıların %51’i ise teknolojinin toplum üzerindeki uzun vadeli etkilerine karamsar yaklaşıyor.

OPENAI CEO'SUNDAN KAMU REFAH FONU ÖNERİSİ

Konuya yakın kaynaklara göre, OpenAI CEO'su Sam Altman, Trump'ın ikinci başkanlık döneminin başından bu yana bu fikri Beyaz Saray yetkilileriyle görüşüyor. Kimliğinin gizli kalmasını isteyen bir kaynak, Altman’ın vizyonunun OpenAI’ın bir kısmını devlete ait bir fona devretmek ve diğer yapay zeka şirketlerinin da bu girişime katılması yönünde olduğunu aktardı. Bu iddialar ilk olarak haber sitesi NOTUS tarafından gündeme getirilmişti.

OpenAI, Anthropic, SpaceX ve yapay zeka alanında lider konumda olan halka açık şirket Google, Trump'ın bu teklifine veya yapılması planlanan toplantıya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.

ULUSAL SERVET FONU TEKLİFİ

Öte yandan, Vermont Senatörü Bernie Sanders da benzer bir öneride bulunarak, kurulacak yeni bir "Amerikan Ulusal Servet Fonu" aracılığıyla ABD hükümetinin lider yapay zeka şirketlerinden ciddi oranda hisse almasını ve şirket yönetim kurullarında temsil edilmesini teklif etti. Sanders, bu fikri Kongre’de Sam Altman ile yaptığı görüşmede de masaya yatırdı.

Sanders, The Washington Post’a verdiği demeçte, "Amerikan halkı ekonomik sistemin adaletsiz olduğunu, zenginlerin daha da zenginleştiğini görüyor. Ülke genelinde ciddi bir endişe var ve yapay zeka bu endişeyi körüklüyor. İnsanlar kendilerini çaresiz hissediyor" dedi.

SANSÜR VE BÜYÜK DEVLET TARTIŞMALARI

Trump, ikinci döneminde teknoloji sektörünün yapay zeka hedeflerini büyük ölçüde destekliyor. Trump bu hafta, teknoloji firmalarının güvenlik risklerine karşı hazırlık yapabilmesi için güçlü yapay zeka sistemlerine erken erişim hakkını federal hükümete sunmalarını sağlayan bir başkanlık kararnamesi imzaladı.

Ancak hükümetin bu hamlesine tepkiler de gecikmedi. Teknoloji yatırımcısı ve eski Beyaz Saray Yapay Zeka Sorumlusu David Sacks, Sanders'ın devlet ortaklığı vizyonunu sert bir dille eleştirdi. Sacks, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yapay zekanın millileştirilmesinin Çin tarzı bir sansür ve gözetleme mekanizmasına yol açacağı uyarısında bulundu:

"Yapay zekanın devlet kontrolüne geçmesi, halihazırda sürüklenmekte olduğumuz şirket-hükümet birleşmesini daha da hızlandıracaktır."

Sacks, yapay zekanın etkilerini yönetmek için daha fazla hükümet müdahalesini düşünen sağ siyasetçilere de şu uyarıda bulundu: "Muhafazakarlar bu gidişattan korkmakta haklılar, ancak şu anda flört ettikleri düzenlemelerin, geçmişten beri 'Büyük Devlet' arzusu duyanlar tarafından memnuniyetle karşılandığını iyi düşünmeliler."