25 Temmuz 2001’de Kottayam ve Idukki bölgelerinde başlayan ve “Kerala’nın kırmızı yağmuru” olarak bilinen olayın ardından yağmurdan örnekler incelendi. Kırmızı rengin kaynağına ilişkin farklı teoriler ortaya atılırken, araştırmalarda yağmur suyundaki parçacıkların bir alg türünün sporları olduğu sonucuna ulaşıldı.
KIRMIZI YAĞMUR NASIL BAŞLADI?
Bölge sakinleri, yağış başlamadan önce güçlü bir gök gürültüsü duyduklarını ve gökyüzünde ışık parlaması gördüklerini bildirdi. Kısa süre sonra bazı bölgelerde kırmızı renkli yağmur yağmaya başladı. Yağışın en dikkat çekici özelliklerinden biri ise çok dar alanlarda görülmesiydi. Bir noktada kırmızı yağmur yağarken yalnızca birkaç metre uzaklıktaki başka bir bölgede normal yağmur görülebiliyordu.
2 AY BOYUNCA ARALIKLARLA DEVAM ETTİ
25 Temmuz’da başlayan kırmızı yağış tek bir fırtınayla sınırlı kalmadı. Benzer yağışlar Kerala’nın bazı bölgelerinde yaklaşık 2 ay boyunca aralıklarla tekrarlandı. Olaylar eylül ayının sonuna doğru sona erdi. Yağmur suyundaki kırmızı parçacıkların kaynağının belirlenmesi için farklı araştırma ekipleri örnekleri incelemeye başladı.
DÜNYA DIŞI KÖKENLİ OLDUĞU NEDEN ÖNE SÜRÜLDÜ?
Mahatma Gandhi Üniversitesi’nden fizikçi Godfrey Louis, örneklerde bulunan hücre benzeri parçacıkların yüksek sıcaklıklarda çoğalabildiğini ileri sürerek bunların dünya dışı kökenli olabileceğini savundu. Louis, parçacıkların atmosferde parçalanan bir kuyruklu yıldızdan gelmiş olabileceğini öne sürdü. Yağış öncesinde bildirilen yüksek ses ve ışık parlamasını da bu görüşüyle ilişkilendirdi.
ARAŞTIRMALAR KIRMIZI RENGİN KAYNAĞINI ORTAYA ÇIKARDI
Yer Bilimleri Araştırma Merkezi ile Tropikal Botanik Bahçesi ve Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen araştırmalarda ise kırmızı parçacıkların Trentepohlia adı verilen bir alg türünün sporları olduğu sonucuna varıldı.
Bu alglerin bölgedeki ağaç kabuklarında mantarlarla birlikte liken oluşturduğu, sporların atmosfere taşındıktan sonra yağmurla yeryüzüne indiği açıklandı. Çok yüksek miktarda sporun aynı anda atmosfere nasıl taşındığı konusunda farklı görüşler bulunsa da alg sporları, olayın en yaygın kabul gören açıklaması oldu.