Doğu Sicilya’nın Katanya vilayetinde yer alan Grammichele, mimari dayanıklılığın ve kentsel dönüşümün tarihteki en dikkat çeken örneklerinden birini sergiliyor. Yaklaşık üç asır önce yaşanan yıkıcı bir depremin ardından tamamen sıfırdan inşa edilen kent, geometrik yapısıyla diğer yerleşim yerlerinden ayrılıyor.
YENİ KENT FARKLI BİR KONMDA KURULDU
1693 yılında meydana gelen büyük Sicilya depremi, bölgedeki birçok yerleşim yeri gibi tarihi Occhiala kentini de saniyeler içinde haritadan sildi. Yaşanan felaketin ardından mevcut bölgenin risk taşıdığını değerlendiren yerel yönetim ve hayatta kalanlar, yerleşim yerini tamamen taşımaya karar verdi.
Roccella ve Butera Prensi Carlo Maria Carafa Branciforte önderliğinde yürütülen projeyle, daha güvenli bir alanda yeni bir şehir kuruldu. Gelecekteki afetlere karşı koruma temennisiyle koruyucu azizden esinlenilerek "Grammichele" adı verilen kentin planlaması mimar Michele da Ferla’ya devredildi.
ALTIGEN ŞEHİR PLANLAMASI YAPILDI
Mimar Michele da Ferla, Avrupa'da o döneme kadar örneği bulunmayan altıgen bir şehir planı hazırladı. Tasarımda, bir asır önce dokuz kenarlı bir poligon olarak inşa edilen savunma kenti Palmanova’dan esinlenildi ama Grammichele’de bu geometri bir savunma surundan ziyade, kentin ana yerleşim ve ulaşım merkezine dönüştürüldü.
Plan kapsamında altı ana cadde, kentin merkezinde yer alan altıgen şeklindeki Piazza Prince Carafa meydanına çıkacak şekilde tasarlandı. Kent merkezinin etrafına simetrik olarak yerleştirilen dört ana mahalle bloğu ve eşit aralıklı toplanma alanları plana dâhil edildi.
HIZLI TAHLİYE VE ALTYAPI KOLAYLIĞI SAĞLIYOR
Şehrin altıgen olarak kurgulanmasındaki temel amacın, olası bir deprem anında kentin hızla tahliye edilmesini sağlamak olduğu belirtildi. Çıkmaz sokak bulunmayan ve eş merkezli yollarla birbirine bağlanan kentte, her mahalleden birkaç dakika içinde ulaşılabilecek toplanma alanları yer alıyor.
Avustralyalı mühendis Rudolf Mueller’ın analizlerine göre, bu geometrik düzenleme acil durum yönetimi kolaylığının yanı sıra su ve kanalizasyon gibi temel altyapı ağlarının kent geneline eşit dağılmasını sağlayarak altyapı maliyetlerini de düşürüyor.
MODEL DÜNYADA YAYGINLAŞMADI
Altıgen şehir modeli, 20. yüzyılın başlarında New Yorklu mimar Charles Lamb gibi isimlerce modern kent sorunlarına bir çözüm olarak tekrar gündeme getirilse de küresel ölçekte kabul görmedi.
Araştırmacılar Eran Ben-Joseph ve David Gordon, modelin karmaşık yön bulma süreçleri yarattığını ve gayrimenkul sektörünün üçgen arsa yapılarını kullanışsız bulması nedeniyle yaygınlaşmadığını ifade ediyor. İkinci Dünya Savaşı sonrası değişen kentleşme öncelikleriyle birlikte altıgen tasarım teorik bir konsept olarak kaldı.
Grammichele, felaket sonrası güvenlik odaklı planlanan yapısıyla günümüzde bu mimari anlayışın dünyadaki ender örnekleri arasında bulunuyor.