Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki yıkıcı depremde en büyük yıkım, eski Devlet Başkanı Hugo Chavez döneminde Türk inşaat firması Summa tarafından inşa edilen toplu konutlarda yaşandı. 196 bloktan oluşan dev projede binaların yaklaşık yüzde 80'inin çöktüğü veya ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldiği bildirildi.
Venezuela’da meydana gelen ve ülkede taş üstünde taş bırakmayan deprem felaketinin ardından, Türk müteahhitlik firması Summa tarafından inşa edilen dev sosyal konut projesi "Ciudad Chavez"deki yıkım skandalı büyüyor. 196 bloktan oluşan yerleşkede binaların yaklaşık yüzde 80'i yerle bir olurken; "karton gibi" dayanıksız malzemeler kullanıldığını savunan depremzedeler ile sarsıntının tasarım limitlerini aştığını iddia eden inşaat firması karşı karşıya geldi.

"KARTON GİBİ BİNALAR"
BBC Türkçe tarafından aktarılan habere göre ülke genelinde ölü sayısının 5 bine yaklaştığı ve on binlerce kişinin hâlâ kayıp olduğu deprem felaketinin ardından, toplu konutların yapımında kullanılan malzemeler ve inşaat kalitesi sert tartışmaların odağı haline geldi.
Büyük Venezuela Konut Misyonu kapsamında 2013 yılında tamamlanan ve dezavantajlı ailelere teslim edilen konutların enkazında yaşam mücadelesi veren depremzedeler, binaların dayanıksızlığından şikayetçi.
Depremde üçüncü kattaki dairesi çöken ve evsiz kalan 37 yaşındaki Karolyn Sanchez, binaların taşıyıcı sistemlerinin yetersiz olduğunu belirterek, "Malzeme uygun değildi. Bu ağırlığı taşıyacak kadar güçlü değillerdi. Kartondan yapılmış gibiydiler. İçlerinde alçıpan ve sanırım cam elyafı var; bunlar bu yük için uygun malzemeler değil" dedi.
Sakinler, bölgedeki kronik su kesintileri nedeniyle binaların çatılarına yerleştirilen tonlarca ağırlıktaki su depolarının ve daire sahiplerinin sonradan yaptığı seramik ile tuğla gibi ağır tadilatların da taşıyıcı sisteme aşırı yük bindirdiğini ifade ediyor.

TÜRK ŞİRKET KENDİNİ SAVUNDU
İddiaların hedefindeki Türk müteahhitlik firması Summa, konuya ilişkin yaptığı açıklamada projelerin mevzuata uygun olduğunu savundu. Şirket, inşaatın başladığı dönemde yürürlükte olan Venezuela deprem yönetmeliğine harfiyen uyulduğunu, binalarda betonarme radye temel ile hafif çelik taşıyıcı sistemin birlikte kullanıldığını ve projelerin yerel makamlarca onaylanıp denetlendiğini belirtti.
Zemin etütlerinin Venezuelalı firmalar tarafından yapıldığını kaydeden Summa yetkilileri, meydana gelen depremlerin şiddetinin, binaların sismik tasarımında öngörülen seviyenin iki katına kadar çıktığını ve yapıların dayanım kapasitesini aştığını vurguladı. Şirket ayrıca, binaların tesliminden sonra sakinler tarafından yapılan kontrolsüz değişikliklerin ve ağır tadilatların olumsuz etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğine dikkat çekti.
"YAPISAL KUSUR YOKTU AMA DEPREM ÇOK BÜYÜKTÜ"
Venezuela'da geçici devlet başkanlığı görevini yürüten Delcy Rodriguez ise sosyal konutlarda yapısal kusurlar bulunduğu yönündeki iddiaları yalanladı. Rodriguez, yaşanan büyük yıkımı depremlerin şiddetine bağlayarak, "Çöken binaların yüzde 80'i özel sektör projelerine ait" açıklamasında bulundu.
Ancak resmi verilere göre ülke genelinde 800'den fazla binanın hasar gördüğü, yaklaşık 200 binanın ise tamamen çöktüğü belirtiliyor. Evlerini ve yakınlarını kaybeden binlerce Ciudad Chavez sakini, sokaklarda kurulan çadırlarda yaşam mücadelesi vererek hükümetin kendilerine güvenli bölgelerde yeni konutlar tahsis etmesini bekliyor.