Türkiye'nin gündemi SÖZCÜ TV'de tartışılıyor. Türkiye'nin kırılmaz kalemi Yılmaz Özdil, SÖZCÜ TV Genel Yayın Yönetmeni İpek Özbey'in sorularını Kırmızı Beyaz'da yanıtlıyor.

Yılmaz Özdil AKP öncesi Türkiye'de hayvancılığı ve AKP sonrası durumu hatırlattı:

- Yerli ve milli hükümetimize destek verenler iyi dinlesin. AKP gelene kadar, bize Sarayın adamı diyenler de iyi dinlesin. Bunları millete anlatmıyorlar. Sığır ithal ettik diyorlar. Kardeşim sığırı neden ithal ediyorsun. Medya sığır olduğu için olabilir mi acaba? AKP gelene kadar Türkiye'de kırmızı et fazlası vardı. Gençlerimiz hatırlamayabilir ama anneleri babaları iyi hatırlar. Türkiye'nin yurtdışından et ithali ihtiyacı yoktu tam tersine canlı hayvan ihracatcısıydık. Hani eski Türkiye diye aşağılıyorlardı ya.

- Sayın hükümetimiz iktidar oldu. Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer bunların yaptığı işleri engellemeye çalışıyordu. 2007'ye kadar varlığıyla gurur duyduğumuz Ahmet Necdet Sezer bunlara takoz koydu. 2007'de görev süresi bitti. Dindar Cumhurbaşkanı dedikleri Abdullah Gül'ü seçtiler. 2009 yılında şak diye Türkiye'nin hiç ihtiyacı yokken durup dururken AB'ye uyum ayakları ile kapıları açtılar. Sıfır gümrükle kırmızı et ve canlı hayvan ithalatına başladılar. Kırmızı et fazlamız var neden ithalat yapalım hayır dediler. Sıfır gümrükle canlı hayvan ithalatına başladılar. 

- 2010 yılı Uruguay ve Brezilya'dan et ithaline başladılar. 15 yılda her yer biraz daha fazla ithalat yaptılar. Her yıl daha fazla kırmızı et fiyatları yukarı çıktı. Önceki gün Ali Ekber Yıldırım benim sevgili arkadaşım bizim televizyonda anlatıyordu. Bakın Türkiye'nin tarım politikasını ineğin kaç memesi olduğunu bilmeyen adamlar yön veriyor. Netice işte bu. Her yıl o kadar fazla ithalat yapmak zorundayız ama gene de et fiyatları yükseliyor. 

Yılmaz Özdil programda şu ifadeleri kullandı:

"- Türkiye'de kabaca 36 milyon civarında insandaki varlık 100 milyar dolar arttı. Bu konutlara, otomobil fiyatlarına yansıyacak. Bunun hükümet açısından şöyle bir etkisi de olacak. Değerli metallerdeki artış 2026 yılında bir seçim yok ama 2027 seçimi öncesinde piyasaya para olarak pompalanacak. AKP'ye oy olarak dönmesi için. Bu para siyasetin finansmanı olarak Asrın Liderimizin cebine indi."

'BU YÜKSELİŞ AKP'YE SEÇİM DOPİNGİ OLACAK'

"- İnsanların tüketim alışkanlıkları açısından zam yaptığımız kavramın bir karşılığı var. İşçiye verdiğin zam başka bir davranışa dönüşüyor. Emekliye ayrı. Emekliye 2 Bin lira zam yapınca onun hayatındaki karamsarlık tablosu değişmiyor ama asgari ücret alan kesime küçük de olsa bir zam yaptığında o onun hayatını değiştirmese de umut dopingi sağlıyor. Bu para geldi yarın daha iyisi de gelebilir. AKP bunu o kadar iyi okuyor ki ve muhalefetin bu boşluğundan da faydalanarak dikkat edersen seçimin olmadığı yıllar çalışan kesime daha iyi para veriyor. Onu sürünecek ama ölmeyecek noktada tutuyor. Seçim atmosferine girdiğimizde ise emekliye trak diye on bin lira verecek. Her seçimde aynısını yapıyor. Altındaki değişiklik devletteki on milyar dolarlık vatandaştaki yüz milyarlık değer artışı seçim dopingi olarak dönecek.

- Türkiye'nin taşını toprağını kazıyorlar yani AKP'ye baktığımızda görülmemiş oranlarda maden ruhsatı veriyor. Altın madenlerine 2001 yılında ilk kez Bergama'da başlandı sonra AKP ile beraber buna hız verildi. Neden hız verildiğine bakılınca da bu dünyadaki belirsizliğin gideceği yer altın. Bunu çıkartıp merkez bankasında satın alabilmek için buna yol verdi. Memlekette altın varsa çıkartılmasına karşı değiliz ama bizim vatan toprağımızda tahmin edilen 6 Bin 500 ton altın var. Kaba hesap 500 milyar dolara tekabül ediyor. Şu anda aktif üretim yapan 24 tane altın madeni var. 120'den fazla da madene ruhsat verilmiş vaziyette. Önümüzdeki yıllarda aktif altın madeni sayısı 50'yi geçecek."

'BİZİM ALTINIMIZIN ZEKATINI VERİYORLAR'

"- Medyamız 1 gram altını haber yapıyor ama şunu haber yapmıyor. Altın madenlerimizi neden el aleme veriyoruz. Altını yerli sermaye veya devlet çıkartmalı ama biz bunu boş verdik memleketin altınını el aleme peşkeş çekiyoruz. Buraya baktığında 2019 yılında dönemin Enerji Bakanı açıklamıştı. Dedi ki o yıl itibariyle 40 ton altın çıkartıldı. Elde edilen gelirin 300 milyon lirası devlet payıydı. Bu da o günkü fiyatlarla 1 ton altın ediyordu. Bu ülkede bize ait olan Allah'ın verdiği altını yılda 40 ton çıkartıyorlar 1 ton bize veriyorlar. Bizim altınımızın zekatını veriyor ya. Her gün 1 gram altının fiyatını haber yapıyoruz ama kimse sormuyor bu altın madenlerini niye yabancılar işletiyor."

'SİYANÜR ALTIN DEĞİL FELAKET ÇIKARIYOR'

"- Kanada Devletinin bayrağında ağaç var. Ağaç devletidir Kanada. Türkiye'nin 8 misli büyüklüğünde ormanı var Kanada'nın. Orada ağaç kesen adamı oyarlar. Bizim ise geldi adam ormanlarımızı biçti, siyanürle mahvetti. 1 gram altınımızın hesabını yapıyoruz da tonlarca altınımızı alıp götürüyorlar niye kimse bir şey sormuyor. Erzincan İliç'i düşünün. 9 tane insanımıza mezar oldu. Kim onu yapan? Gene Kanadalı. Uşak'taki altın madeni koskoca Uşak'ın suyunu bitirdi ya. Siyanür felaket çıkartıyor"

'GENÇLER BUNU UNUTMAZ'

"- Geçen yıl en fazla işe yerleştirilen meslek şunları garsonluk, özel güvenlik, tezgahtar, temizlik görevlisi ve kuryelik. İŞKUR en fazla bu iş kollarına yerleştiriyor. AKP Türkiye'si bu. İstersen elektronik mühendisi ol, istersen genetik mühendisi ol. Bu devletin sana bulduğu iş garsonluk. Çalışmak ayıp değil her iş saygın ama arkadaş sen 25 yıldır bu ülkeyi tek başına yönetiyorsun. Çocuklara verdiğin vizyon bundan ibaret. Bu tabloyu gençlerimizin bu durumu unutacağını sanmıyorum. Gençlerimizin paradan ziyade geleceğe dair farklı idealleri olduğunu biliyorum ama emeklileri bir kere daha tavlamayı başarırsa emekliler için söylenecek bir şey yok. Yani emekliler demek istemiyorum ama ebeveyn diye tabir ettiğimiz bizim yaş kuşağı memleketin geleceğini düşünmediği için memleketin geleceği kötü"

'EN GÜVENİLİR İSİM SEDAT PEKER ÇIKTI'

- Varlığıyla gurur duyduğum Sedat Peker, insanlara yardımcı olmaya çalışıyor. Şehit ailelerine ev alıyor, dara düşen insanlara yardımcı oluyor falan bizim başımız derde giriyor. İnanılmaz bir yangın var. Bir şekilde benim telefonumu buluyorlar vs Sedat Peker'e ulaşmak için. Yani avukatı çalışamaz vaziyete gelmiş. Devletten belediyeden insanlar umudu kesmiş vaziyette. Sedat Peker bari sorunlarımı çözsün. İnsanlar ameliyat masasında kalıyor. Gazi ayağını kaybetmiş gitti canına kıydı. Bir defa İzmir'de ben bir yayın yaptım. Bir Aşevi var. Oranın esnafı herkes destek oluyor ve çok darda insanlara düzenli yemek çıkıyor. Hatuniye Camiinde. Ben bunu yazdım. Sonra sürü gönderdi. Bunları görünce insanlar Sedat Peker'e dua ediyor. Belediye nerede iş dünyası nerede? Bu durum Sedat Peker'i güvenilir insanlar listesinde birinci sıraya çıkartıyor.

- Benim Sedat Peker ile aramızdaki ilişki varlığıyla gurur duyuyoruz diyorum. Şöyle herkes herkesi sevebilir ben de onu seviyorum. Bu bir gazeteci haber kaynağı ilişkisi değil. Onu söyleyeyim. Bir kere olsun herhangi bir konuda haber yapmak için sormadım o da bir kere olsun haber yapılması için bir şey sormadı. Bizim aramızdaki ilişki kardeşlik ilişkisi yani. Gazeteci olarak Sedat Pekerle neyin röportajını yapacağım. Çok zeki bir insan. Yardımseverlik konusunda ailesine düşkünlük konusunda kız çocukları konusunda düşkün olması saygıdeğer bir şey. 

- Namuslu bir insanın Sedat Peker'den zarar gördüğünü ben görmedim. Görürsem onu da söylerim ama görmedim. Söylediklerinde yanlış bir şey var mı? Hayır. İnsanlara yardım etme konusunda bir hata var mı? Hayır. Şehit ailelerine ev alıyor. Bunun kadar saygın bir davranış var mı? Bazısı eleştiriyor eleştireceğine sen de al. Buradan ilk kez söyleyeyim. Türkiye ilk kez duyacaktır. Sedat Peker bir şehit ailesine ilk kez ev aldığında kendisi kirada oturuyordu. Daha 23 yaşındayken hem de. Buna saygı duymak lazım."

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASI

"- Bakanlıklardan, Üniversitelerden ihaleler almış. Adam 473 tane AKP'li Belediyeden ihale almış. İhale şampiyonu. Büyük müteahhitlerimiz var Türkiye'de. Kamu ihaleleri alanlar falan bunların hepsinin Holding Merkezi gibi yerleri var. Ben buradan soruyorum. Bu kadar devletin belediyelerden ihale şampiyonu olan adamın yeri ofisi holdingi nerede? Ben kendi payıma söylüyorum. Türkiye'de ihale rekortmeni olmuş ama bana göre küreği var mı çok emin değilim. Bu kadar ihale alan müteahhitin böyle büyük yeri olmadığına göre bunu ben bile gördüğüme göre belediyeler bunu görmedi mi? Bu adam ihale verilir mi ya? Burada en kritik soru AKP'liler ihaleyi vermiş dokunmuyorsun, CHP'lileri içeri atıyorsun, tamam da bu kişiye sen nasıl ihale verirsin?

- Biz gazeteciyiz. Hangi gazeteci hırsızdır, belediyelerden para alır, hangi gazeteci hangi partinin borozanıdır herkes bilir. Meslekte herkes birbirini bilir. Bir avukat olarak düşünün veya bir hekimsiniz. Hangi doktor nasıl bir doktordur. Para göz müdür nedir bilinir. 

- Burada A'dan Z'ye bir çelişki var. Bunun sebebi ona ihale vermek. Bu adamın yeri neresidir yahu? Ofisi neresidir? O zaman neyin ihalesidir bu. Bu olay benim için bu. Ben sevgili izleyicilerimizin hiç duymadığı şekilde Aziz İhsan Aktaş'ı anlatmak isterim. V.I.P Aziz İhsan Aktaş anlatayım.

- 2012 yılında THK yangın söndürme uçakları alması gerekirken gitti 13 milyon dolar ödedi iş jeti tabir edilen V.I.P makam uçağı aldı. Eş zamanlı olarak hükümet yardım toplama yönetmeliğini değiştirdi ve THK'dan çıkartıp "herkes yardım toplayabilir" dedi. Sonra anlaşıldı ki THK iki tane iş jeti almış. Dedi ki bunları öğrenci yetiştireceğiz ve sanatçılara kiralayacağız. Bu uçakları kimselere kiralamadılar. 2017'ye kadar öyle bekledi. Tek kuruş gelir yok.

- 2018 yılında bu uçakları Avusturya'ya bakıma gönderdiler. Yangın söndürme uçağı alması gerekirken jet aldılar 6 sene sonra da bakıma gönderdiler. Yaklaşık 1 milyon Euro'luk bakım masrafı çıkarttılar. THK bu faturayı ödeyemedi. İş jetleri rehin kaldı. Bir buçuk yıl boyunca rehin kaldı. Üstüne faiz bindi. O bakım faturası 3 milyon Euro'ya çıktı. Avusturyalı şirket dedi ki, "Biz devlete saygımızdan anlayış gösterdik artık yeter" dediler. Ya parayı ödeyin ya da uçağı satacağız dediler. 2019 yılında THK'ya kayyum atandı. Batmış şirket. Kayyuma mecburen parayı verdiler. Borç ödendi. Uçaklar Ankara'ya getirildi. Bu medya bu olayı sanki büyük müjdeli haber gibi duyurdular. Bunu topluma iyi bir şey gibi anlattılar.

- 2022 yılında bu uçaklar satıldı. Bu iki uçak kayyumdan önce elden çıkartıldı. Kaç paraya satıldı bilmiyoruz ama fikir sahibiyiz. Çünkü bu V.I.P jetleri metheden medyamıza sihirli el değdi. Bu uçakların çürüğe çıktığını yazmaya başladı. Ancak 3 milyon dolara gider diye haber yaptılar.

- 2023 yılında Aralık ayında havalanan jet Diyarbakır'a inerken pistten çıktı. Pist trafiğe kapatıldı. 2 pilot 9 mürettebat ölüm tehlikesi yaşadı. Uçak THK'nın jetiydi. Soruşturmada ne çıktı. Okuyorum "Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı pistin kapanıp yolcuların mağdur olmasına sebep olan jetin sahibi Aziz İhsan Aktaş ve jet pilotu hakkında soruşturma başlattı."

- Devletin elindeki yangın söndürme uçaklarına 3 kuruş verip yeniletmezken milletin parasıyla V.I.P. jet aldılar ve onların elden çıkarttılar. Sahibi de Aziz İhsan Aktaş.

- Aziz İhsan Aktaş meselesinde kimse kusura bakmasın zamanında sorulmayan soruların, hesabı sorulmayan cevapların neticesidir bu. Ben gazeteci olarak görevimi yapıyorum ama siz yapmıyorsunuz. Bir de gidip bu adama ihale vermişsiniz. Şimdi deniyor ki Aziz İhsan Aktaş V.I.P. kapıdan girdi. Ya adam V.I.P. jetle giriyordu kardeşim."