Türkiye yargı tarihinin en sıra dışı mülkiyet mücadelesi tam 94 yıl sonra nihayete erdi. Çanakkale’nin Biga ilçesinde 1932 yılında büyük dedelerin bir dilekçeyle başlattığı hukuk savaşı, ancak dördüncü kuşak torunların döneminde sonuçlanabildi. Yaklaşık bin tarafı ve yüzlerce parseli kapsayan bu tarihi dosya Türkiye tarihinde tamamlanmış en uzun soluklu dava olma özelliği kazandı.
BİR ASIRDIR DEVAM EDEN SÜREÇ
27 Ekim 1932'de Biga Asliye Hukuk Mahkemesi'nde başlayan dava, Türkiye'nin geçirdiği hukuk reformlarına, kadastro çalışmalarına ve nesil değişimlerine tanıklık etti. Yerel mahkemenin 1941'deki ilk kararı Yargıtay tarafından bozulunca, dosya adeta bir hukuk labirentine girdi. 1958 yılında Kaldırımbaşı köyündeki taşınmazların kadastro tespitlerine dahil edilmesiyle dava, Kadastro Mahkemesi’ne devredildi.

100 TARAF, 183 PARSEL VE TEK KARAR
Yıllar içinde açılan diğer mülkiyet davalarının da ana dosyada birleşmesiyle davanın kapsamı devasa boyutlara ulaştı. Toplamda 183 parseli etkileyen ve yaklaşık bin hissedarı bulunan dosyada bilirkişi incelemeleri ve delil değerlendirmeleri on yıllarca sürdü. Taraf sayısının çokluğu nedeniyle tebligat süreçleri bile başlı başına bir zaman tüneline dönüştü.
NİHAİ KARAR 94 YIL SONRA VERİLDİ
Çanakkale Kadastro Mahkemesi, 21 Ocak 2026 tarihinde açıkladığı kararla bu asırlık düğümü çözdü. Davanın kısmen kabul, kısmen reddedilmesiyle sonuçlanan bu süreç, Türkiye’deki yargı sisteminin en uzun soluklu dosyalarından biri olarak kayıtlara geçti. Büyük dedelerin mirası için başlatılan bu hukuki mücadele, mirasçıların dördüncü kuşak temsilcileriyle son bulmuş oldu.