Arkeolojik kazılar neticesinde, yerleşimin dairesel taş yapılardan oluştuğu ve nesiller boyu üst üste binen yerleşim katmanlarıyla "hüyük" formunu aldığı belirlendi. Yapılan incelemeler, antik toplulukların bu bölgeye düzenli olarak geri döndüğünü ve kademeli olarak çok katmanlı, yerleşik bir sistem kurduğunu ortaya koydu. Bu durum, göçebe yaşamdan yerleşik hayata geçişin sanılandan daha sistematik gerçekleştiğini gösterdi.

TARIM ÖNCESİ YERLEŞİK YAŞAM KANITLANDI

Şika Rika 5 yerleşkesinde yapılan kazılarda; çakmaktaşı ve obsidyen aletler, boncuklu takılar, değirmen taşları ve havan tokmakları ele geçirildi. Buluntular, bölge sakinlerinin avcılık ve toplayıcılığın yanı sıra yabani tahıl ve baklagilleri evcilleştirme aşamasında olduklarını belgeledi. Elde edilen veriler, yerleşik toplulukların kurulması için tarımın ön şart olduğu yönündeki geleneksel akademik görüşü doğrudan sorgulattı.

ANTİK TİCARET VE GENİŞ TOPLULUK AĞI

Bölgede bulunan obsidyen parçalarının uzak coğrafyalardan getirilmiş olması, 10 bin yıl önce dahi farklı gruplar arasında kaynak alışverişi ve ticaret ağlarının varlığını kanıtladı. Araştırmacılar, Şika Rika 5 yakınlarında birbirine çok kısa mesafelerde konumlanmış onlarca benzer yerleşim birimi daha tespit etti. Bu yoğun yerleşim dokusu, binlerce insanın aynı anda etkileşimde bulunduğu geniş bir topluluk ağına işaret etti.

GÖBEKLİ TEPE İLE BENZERLİK

Keşfedilen bu yeni yerleşim, karmaşık sosyal yapıların tarım devriminden çok daha önce var olduğunu kanıtlayan Göbekli Tepe ve Boncuklu Tarla gibi merkezlerle benzerlik gösterdi. Uzmanlar, Şika Rika 5’ten elde edilen kanıtların, erken uygarlıkların toplumsal örgütlenme biçimlerine dair resme kritik ayrıntılar eklediğini belirtti. Bölgedeki kazı ve araştırma faaliyetlerinin, Mezopotamya’nın erken tarihini aydınlatmak üzere genişletilmesi planlandı.