Türkiye'nin güneydoğusunda yer alan Eğil bölgesinde, baraj sularının çekilmesi ve su altı görüntüleme çalışmaları sonucunda devasa bir antik yerleşim gün yüzüne çıkarıldı. 1990’lı yılların sonunda barajın inşasıyla su altında kalan bölge, insan müdahalesinden uzak kalması ve suyun koruyucu etkisi sayesinde adeta bir "zaman kapsülü" niteliği kazandı.

TARİHİ YAPILAR SAĞLAMLIĞINI KORUYOR

Dicle Üniversitesi’nden araştırmacı Dr. İrfan Yıldız, elde edilen görüntülerde yapıların bütünlüklerini koruduklarını ve hala ayakta olduklarını ifade etti. Baraj inşa edilmeden önce Dicle Nehri Vadisi’nin stratejik bir noktası olan Eğil, Hititlerden Osmanlı İmparatorluğu’na kadar çok sayıda medeniyetin izlerini taşıyor. Sualtı kalıntıları, yüzyıllar boyunca farklı kültürler tarafından şekillendirilmiş bu coğrafyanın mimari ve sosyal yapısına dair somut veriler sunuyor.

SUALTI ARKEOLOJİSİ İÇİN KRİTİK FIRSAT

Keşfedilen alanın korunmuşluk düzeyi, arkeologlar için eşsiz bir araştırma alanı sağlarken, su seviyesindeki dalgalanmalar ve erozyon riski nedeniyle ciddi zorlukları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, kalıntıların yok olma riskiyle karşı karşıya kalmaması için sit alanının acilen haritalandırılması ve koruma altına alınması gerektiğini vurguluyor.

Bölgede yürütülecek su altı arkeolojik araştırmalarının, antik kentin yerleşim planını, kullanılan inşaat tekniklerini ve dönemin günlük yaşam pratiklerini aydınlatması bekleniyor. Dr. Yıldız, tarihi dokunun gelecek nesillere aktarılabilmesi için disiplinlerarası çalışmaların derinleştirilmesini savunuyor.