Türkiye'nin bugünkü 81 illi idari haritası yıllar içinde radikal değişimlerden geçti. Cumhuriyet'in ilk yıllarında il statüsünde olan birçok yerleşim yeri, 1926 ve sonrasındaki idari düzenlemelerle tek tek ilçeye döndü. Aradan geçen zamanda bu yerlerden bazıları yeniden il statüsünü geri kazanırken, bazıları ise Türkiye'nin en büyük ilçeleri olarak kaldı.
İSTANBUL’UN KALBİ BİR DÖNEM AYRI BİR İLDİ
Haritada en çok dikkat çeken detay ise İstanbul'un bugün dünyaca tanınan dev ilçelerinin geçmişteki statüsü oldu. 1926 yılındaki dev idari reform öncesinde İstanbul haritası bambaşka bir yapıya sahipti.
Beyoğlu: Cumhuriyet'in ilk yıllarında İstanbul'dan tamamen bağımsız, kendi idari yönetimi olan ayrı bir il statüsündeydi. 1926 düzenlemesiyle ilçe yapıldı.
Üsküdar: Anadolu Yakası'nın tarihi merkezi Üsküdar da 1926 öncesinde müstakil bir il konumundaydı. Düzenlemenin ardından İstanbul'un ilçesi haline getirildi.
Çatalca: Geniş yüzölçümüyle dikkat çeken Çatalca, Cumhuriyet'in ilk döneminde vilayet statüsünü koruyan ancak daha sonra ilçe yapılarak İstanbul'a bağlanan yerler arasında yer aldı.
BİR DAHA İL YAPILMAYAN İLÇELER
Anadolu'da da geçmişte il olan ancak 1926'daki kararla ilçe konumuna düşürüldükten sonra bir daha vilayet statüsü alamayan dev yerleşim yerleri de ortaya çıktı.
Ergani (Diyarbakır)
Gelibolu (Çanakkale)
Kozan (Adana)
Siverek (Şanlıurfa)
Genç (Bingöl)
Doğubayazıt (Ağrı)
Silifke (Mersin)
Şebinkarahisar (Giresun)
ÖNCE İLÇE OLUYORDU, SONRA YENİDEN İL OLDULAR
İdari haritada statüsünü kaybedip yıllar sonra mücadele vererek yeniden "il" unvanını geri almayı başaran şanslı şehirler de oldu.
Ardahan: 1926'da ilçe yapıldı, 1992'de yeniden il oldu.
Aksaray: 1933'te ilçe yapıldı, 1989'da yeniden il oldu.
Osmaniye: 1933'te ilçe yapıldı, 1996'da yeniden il oldu.
Kırşehir: 1954'te ilçe yapıldı, 1957'de yeniden il oldu.
Artvin, Bitlis, Hakkâri, Tunceli ve Muş da 1920'li ve 30'lu yıllarda ilçe yapılıp kısa süre sonra yeniden il statüsüne kavuşan kentler arasında yer aldı.