İzlanda, Viking döneminden beri süregelen ve ülkenin yaklaşık yüzde 40'ını siyah volkanik çöle dönüştüren erozyon kriziyle mücadelede, kimyasal yöntemlerin başarısız olmasının ardından biyolojik bir stratejiye yöneldi. 1945 yılında Alaska'dan getirilen ve 1970'lerden itibaren adanın çorak arazilerine saçılan Alaska Lupine adlı mor çiçekli bitki, toprak kaybını durdurmayı başardı ancak zamanla kontrol dışı yayılarak yeni bir ekolojik kriz doğurdu.
UÇAKLARDAN TONLARCA YAPAY GÜBRE ATTILAR
Yüzyıllar boyunca kereste ihtiyacı ve otlak açma amacıyla huş ağacı ormanlarının kesilmesi, İzlanda’nın kırılgan volkanik toprağını kutup rüzgarlarına karşı savunmasız bırakmıştı. 20. yüzyılın ortalarında uçaklarla havadan atılan tonlarca yapay gübre ve kimyasal bileşen, sert iklim koşulları ve fırtınalar nedeniyle kalıcı bir sonuç vermedi.
KİMYASAL FİYASKO İLE SONUÇLANDI
Kimyasal müdahalenin fiyaskoyla sonuçlanması üzerine devreye sokulan Alaska Lupine bitkisi, köklerindeki bakteriler sayesinde havadaki azotu toprağa bağlayarak kendi gübresini üretme ve derin kök yapısıyla volkanik kumu sabitleme özelliği sayesinde siyah çölleri hızla yeşile ve mora bürüdü. Kum fırtınalarını engelleyen bitki, erozyonu durdurmada kesin başarı sağladı.
Ancak adada doğal bir düşmanı bulunmayan ve bir sezonda binlerce tohum üretebilen bitki, kısa sürede kontrolden çıkarak adanın binlerce yıllık yerli bitki örtüsü olan bodur yosunları ve likenleri gölgede bırakıp yok etmeye başladı. Orijinal volkanik manzaranın ve biyoçeşitliliğin tehlikeye girmesi üzerine İzlanda hükümeti, bitkiyi tamamen yok etmek yerine kontrol altına almayı hedefleyen yeni bir ekolojik planı devreye soktu.
ÜLKE İKİ BÖLGEYE AYIRDI
Hükümetin uygulamaya koyduğu strateji kapsamında ada "serbest" ve "yasak" olmak üzere bölgelere ayrıldı. Erozyonun sürdüğü siyah çöllerde bitkinin büyümesine izin verilirken, milli parklar ve hassas yosun tarlalarında korucular ve gönüllüler vasıtasıyla mekanik söküm ve lokal ilaçlama çalışmaları başlatıldı. Ayrıca, taze filiz döneminde bitkiyi tüketmeleri için koyun sürüleri istila bölgelerine sevk ediliyor.
Uzun vadeli en etkili yöntem olarak ise bitkinin güneşe olan bağımlılığı kullanılıyor. Lupine bitkisinin azotla zenginleştirerek iyileştirdiği topraklara hızla huş ağacı fideleri dikiliyor. Büyüyen ağaçların yarattığı gölge, Lupine çiçeklerinin güneşini keserek doğal yoldan ölmelerini sağlıyor ve böylece arazinin yeniden orijinal İzlanda ormanlarına dönüşmesi hedefleniyor.