Geçtiğimiz hafta Ukrayna’nın Rusya tarafından işgalinin 4’üncü yıl dönümüydü. Bu kapsamda resepsiyon düzenleyen Hollanda ve Ukrayna İstanbul Başkonsoloslukları, savaşın derin izlerine dikkat çekmek üzere “Iron People” (Demir İnsanlar) fotoğraf sergisini Türkiye’ye getirdi...
Hollandalı ödüllü fotoğrafçı ve belgesel yapımcısı Jelle Krings’in bu sergisi; Ukraynalı demiryolu çalışanlarının savaş süresince büyük mücadelesini konu alıyor. Savaşın başladığı ilk andan itibaren birer kurtarma görevlisine dönüşen bu işçilere odaklanan sergi, tren raylarının nasıl umut hattına dönüştüğünü birbirinden çarpıcı karelerle gözler önüne seriyor...
Bugüne kadar 6,5 milyon sivili güvenli bölgelere ulaştıran 230 bin demiryolu işçisinin hikayesini anlatan sergi, 22 Mart’a kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nin Tersane Binası’nda görülebilecek…

Sergideki her bir kare savaşın acı yüzünü derinden hissettiriyor.
3,5 yılını demiryolu işçileriyle geçirdi
Hayatta kalmak için hareket halindeki bir ulusun portresini demiryolu işçilerinin mücadelesi üzerinden anlatan fotoğraf sanatçısı Jelle Krings Ukrayna’daki savaşın ilk üç buçuk yılını ülke genelindeki demiryolu işçileri ve aileleriyle geçirdiğini söyledi. Krings, ‘’Onların öyküsünü Türkiye’ye getirmek gerçek bir onur” dedi.

‘Büyük bir mücadele’
Demiryollarının Ukrayna’nın can damarı ve direncinin önemli bir unsuru olduğunu vurgulayan Hollanda İstanbul Başkonsolosu Daan Huisinga, savaşın başlangıcından bu yana sivil ulaşım ve insani lojistik açısından hayati rol üstlenen demiryolu çalışanlarının mücadelesinin, Ukraynalıların cesaretini ve zorlu koşullar altında süren direncini ortaya koyduğunu söyledi.

‘Bir direniş ve umut hattı’
Tarihe tanıklık eden bir sergiye ev sahipliği yapmanın önemine vurgu yapan Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu, tarih boyunca demiryollarının savaşta ve barışta hayatı sürdüren kritik unsurlardan olduğunu belirterek; şunları söyledi: Jelle Krings’in Iron People sergisi, demiryolunun bir ulaşım aracından öte, bir direniş ve umut hattına nasıl dönüştüğünü çarpıcı bir görsel anlatımla ortaya koyuyor. Bu sergiyi Raylı Ulaşım bölümümüzde ağırlamak, koleksiyonumuzun tarihsel perspektifi ile günümüzün insani gerçekliği arasında güçlü bir bağ kurmamıza imkân tanıyor.