Arjantin ile Şili sınırındaki And Dağları silsilesinin altında jeologlar; bakır, altın ve gümüşten oluşan devasa bir maden yatağı keşfetti. Filo del Sol bölgesinde yer alan maden sahasının, dünyadaki en büyük metal kaynaklarından biri olduğu ifade ediliyor.
REZERV BEKLENTİLERİN BEŞ KATINA ÇIKTI
Popular Mechanics’te yer alan habere göre, 400’den fazla ek arama sondaj kuyusundan elde edilen verilere dayanan yeni değerlendirme, Filo del Sol’daki kaynakların daha önce tahmin edilenden yaklaşık beş kat daha fazla metal içerebileceğini ortaya koydu. Lundin Mining şirketinin verilerine göre, yatağın derin katmanlarında yer altında 13 milyon tona kadar bakır, 907 ton altın ve yaklaşık 18 bin 600 ton gümüş bulunduğu tahmin ediliyor.
Şirket CEO’su Jack Lundin, söz konusu keşfi son 30 yılda madencilik sektöründe gerçekleşen en önemli gelişmelerden biri olarak tanımladı. Uzmanlar, elde edilecek bakırın elektrikli araçlar, rüzgar türbinleri ve elektrik şebekelerinde; altının ise telekomünikasyon, havacılık, uzay sanayisi ve elektronik sektörlerinde kullanılabileceğini, bu durumun "yeşil" enerji dönüşümüne katkı sağlayabileceğini belirtti.
COĞRAFİ VE İKLİMSEL ZORLUKLAR
Maden sahasının Atacama Çölü sınırlarında, deniz seviyesinden yaklaşık 5.000 metre yükseklikte bulunması nedeniyle maden çıkarma süreçlerinin yüksek zorluk derecesine sahip olacağı öngörülüyor. Bölgedeki düşük oksijen oranı ve çetin iklim koşullarının çalışanlarda irtifa hastalığına yol açabileceği, ağır ekipman ve araçların sevkiyatında ise lojistik aksamalar yaşanabileceği kaydedildi.
SU KAYNAKLARI UYARISI YAPILDI
Çevre koruma kuruluşları, yüksek dağ ekosistemlerine yönelik olası zararlar hususunda uyarılarda bulundu. Çevre örgütü Fundación Ambiente y Recursos Naturales (FARN) tarafından yapılan açıklamada, madencilik faaliyetlerinin ülkenin içme suyu ihtiyacının yaklaşık %70'ini karşılayan buzulları riske atabileceği ifade edildi.
FARN verilerine göre, bölgedeki mevcut büyük ölçekli bir maden sahası yılda yaklaşık 25 milyar litre su tüketiyor. Bu miktarın, 500 bin nüfuslu bir bölgenin yıllık su tüketiminin üçte birinden fazlasına karşılık geldiği bildirildi.