Murat Dağı çevresinde yaşayan köylüler, Dağdemirler Köyü yakınlarında bir araya gelerek bölgede ruhsatlandırılan maden sahalarını protesto etti. Eyleme çevredeki köylerin sakinlerinin yanı sıra çevre örgütlerinin temsilcileri de katıldı.

Köylüler, maden faaliyetlerinin hayati öneme sahip su kaynaklarını tehdit edebileceğini, tarım ve hayvancılığın zarar görebileceğini belirterek projelere karşı hukuki mücadele başlattıklarını açıkladı.

“3 bin 600 hektara yakın alan ruhsatlandırıldı”

Dağdemirler Köyü Muhtarı Mustafa Kozak, köylerinin de içinde bulunduğu geniş bir alanın maden sahası olarak ruhsatlandırıldığını ve ihaleyle satıldığını öne sürdü.

Kozak, söz konusu alanın yaklaşık 3 bin 600 hektara ulaştığını belirterek, bölgede yeni bir sahanın daha ruhsatlandırılmaya hazırlandığını öğrendiklerini söyledi.

Maden sahasının Dağdemirler, Dağyenice, Bağbaşı ve Yaşamışlar gibi köylerin çevresini kapsadığını ifade eden Kozak, bölgenin Murat Dağı'ndaki su kaynakları açısından kritik öneme sahip olduğunu savundu.

Kaynak olarak ekle

Kozak, madencilik faaliyetlerinin yer altı su kaynakları ve bölgenin jeolojik yapısı üzerinde yaratabileceği olası etkiler konusunda Uşak halkının da duyarlı olması gerektiğini söyledi.

“Uşak çok büyük tehlikeyle karşı karşıya”

TEMA Uşak İl Temsilcisi Barış Metin de bölgedeki mücadelenin yalnızca köyleri ilgilendirmediğini belirtti.

Metin, Murat Dağı'nın su kaynakları, ormanlar ve tarımsal üretim açısından önemine dikkat çekerek, madencilik faaliyetlerinin doğal yaşam üzerindeki olası etkilerine karşı çıktı.

“Burada yaşam var” diyen Metin, ormanların ve su kaynaklarının korunması gerektiğini belirterek, köylülerin üretim yapabilmesinin doğal kaynakların korunmasına bağlı olduğunu ifade etti.

“Burası sadece bir dağ değil, su deposu”

Uşak Murat Dağı Yok Olmasın Platformu Sözcüsü Funda Öz Akcura ise Murat Dağı'nın yalnızca Uşak açısından değil, Batı Anadolu'daki su havzaları açısından da önemli olduğunu savundu.

Akcura, bölgenin Menderes, Gediz ve Sakarya havzalarıyla bağlantılı su kaynakları açısından önem taşıdığını belirterek, burada altın madeni açılmasına karşı olduklarını söyledi.

Madencilik faaliyetlerinin başlaması halinde su ve tarım alanlarının zarar görebileceğini öne süren Akcura, “Bu su deposunu kaybetmek istemiyoruz” mesajı verdi.

Köylülerden Cumhurbaşkanı’na çağrı

Eyleme katılan köylüler de yaşam alanlarını terk etmek istemediklerini belirterek, maden sahalarının tarım ve hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkilemesinden endişe duyduklarını dile getirdi.

Bazı yurttaşlar, bölgede tarım arazilerinin satın alındığını öne sürerken, bazıları ise maden faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturabileceğini savundu.

Köylülerden biri Cumhurbaşkanı'na ve yetkililere seslenerek, “Bizleri köylerimizden etmeyin” çağrısında bulundu.

Bölgede yaşayan yurttaşlar ayrıca Vali, milletvekilleri, üniversiteler ve bilim insanlarından Murat Dağı'ndaki maden sahalarıyla ilgili kapsamlı inceleme yapılmasını istedi.