Gökyüzünden bakıldığında devasa lekeleri andıran ve uzun süredir bilim dünyasının kafasını kurcalayan tuhaf dairesel yapılar, enerjide yeni bir dönemin işareti oldu. Uydu görüntülerinde tamamen tesadüfen ortaya çıkan bu gizemli izlerin peşine düşen bilim insanları, toprağın metrelerce altından sızan ve geleceğin temiz enerji kaynağı olarak kabul edilen devasa bir potansiyelin izine rastladı.
GİZEMLİ ÇEMBERLERİN KENARLARINDA TESPİTE EDİLDİ
Avustralya Ulusal Bilim Ajansı (CSIRO) bünyesinde Dr. Ema Frery liderliğinde yürütülen çalışmalarda, Darling Fay Hattı çevresine yayılan bu gizemli halkalardan toprak gazı örnekleri tespit edildi. Yapılan hassas laboratuvar analizleri sonucunda, devasa çemberlerin altından yüzeye düzenli olarak doğal hidrojen gazı sızdığı belirlendi. İlginç olan ise gazın halkaların tam merkezinde değil, dairesel alanların dış kenarlarında çok daha yüksek yoğunlukta toplanması oldu. Yer altındaki özel kayaç türlerinin suyla girdiği kimyasal tepkime sonucu oluşan bu kıymetli gazın, çember kenarlarını adeta doğal bir baca gibi kullandığı ortaya çıktı.
SONDAJ MALİYETLERİNİ SIFIRLANACAK
Küresel enerji sektöründe dengeleri değiştirme potansiyeline sahip bu keşif, hidrojen arama çalışmalarında yaşanan devasa maliyet krizine de çözüm sundu. Yerin binlerce metre altını körlemesine kazmak yerine, uydudan görünen bu halkaları takip edecek olan enerji şirketleri, doğrudan hedef odaklı çalışmak için düğmeye bastı. Namibya’daki benzer jeolojik yapılardan tamamen farklı özellikler taşıyan bu çemberler, bölgede sürekli bir doğal hidrojen üretimi olduğunu kanıtlasa da rezervin ticari boyutu ve basınç seviyelerine ilişkin teknik analizler devam ediyor.