Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, olası Marmara depremine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yer bilimlerinde yapılan çalışmaların yanılma payı barındırdığını belirten Kutoğlu, deprem büyüklüğüyle ilgili tartışmaların rehavete yol açmaması gerektiğini vurguladı.
"BÜYÜKLÜK TARTIŞMALARI REHAVET YARATIR"
Deprem hazırlıklarının en kötü senaryo baz alınarak yapılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kutoğlu, tahmin edilen büyüklüklerin küçük gösterilmesinin karar vericilerde ve toplumda rehavet oluşturma riski taşıdığını ifade etti. Kutoğlu, 6 Şubat depremlerinde ve 2011 yılındaki Japonya Tohoku depreminde tahminlerin üzerinde büyüklüklerle karşılaşıldığını hatırlatarak, İstanbul ve Marmara genelindeki hazırlıkların 7.5 büyüklüğünde bir depreme göre planlanması gerektiğini belirtti.

"DEPREMLER BATIDAN DOĞUYA GÖÇ EDİYOR"
Alman Yer Bilimleri Merkezi'nin Marmara Denizi ile ilgili yaptığı son çalışmalara değinen Kutoğlu, bölgedeki depremlerin batıdan doğuya doğru bir göç karakteristiği gösterdiğini söyledi. 2011, 2012 yılları ve ardından Kumburgaz açıklarında meydana gelen sarsıntıları hatırlatan Kutoğlu, batıdan doğuya doğru ilerleyen enerji transferinin kilitli fay segmentine ulaşması durumunda 7'den büyük bir deprem üretme potansiyeli taşıdığını kaydetti.
"İSTANBUL RİSK ALTINDA"
Kendi geliştirdiği yazılımla muhtemel bir depremin etki alanlarını haritalandıran Kutoğlu, 7.4 veya 7.5 büyüklüğündeki bir sarsıntının İzmir ve İç Anadolu Bölgesi'ne kadar hafif şekilde hissedileceğini belirtti. En yüksek sarsıntı ve hasar riskinin ise İstanbul'un Marmara Denizi'ne bakan kıyı şeridi ile zemin koşullarına bağlı olarak Marmara'nın güney kıyılarında beklendiğini ifade etti.