Uygulama, Virginia'nın Dinwiddie bölgesindeki Riverside Vines üzüm bağında hayata geçirildi. İşletmenin sahibi Alan Thibault, artan tarımsal maliyetleri azaltmak ve kimyasal kullanımını düşürmek amacıyla koyunları üzüm sıralarının arasında kontrollü şekilde otlatmaya başladı.
MAKİNELERİN YERİNİ KOYUNLAR ALDI
Koyunlar üzüm sıraları arasında büyüyen otları yiyerek biçme ihtiyacını azaltıyor. Hayvanların bıraktığı gübre ise doğrudan toprağa karışıyor. Thibault, sistem değişikliğinin ardından fungisit, böcek ilacı, yabancı ot ilacı ve gübre gibi dışarıdan alınan ürünlere olan ihtiyacın önemli ölçüde azaldığını belirtiyor. Üreticinin verdiği rakamlara göre işletmenin dışarıdan yaptığı harcamalar yaklaşık yüzde 60 düştü.
Hayvanlar bağda gelişigüzel dolaştırılmıyor. Sürü yaklaşık 4 dönümlük bölümlere alınarak kontrollü biçimde otlatılıyor. Koyunların üzüm salkımlarının çevresindeki bazı yaprakları yemesine de izin veriliyor. Böylece salkımların çevresindeki hava dolaşımının artırılması amaçlanıyor.
TOPRAKTAKİ ORGANİK MADDE YÜZDE 400 ARTTI
Thibault'nun açıkladığı sonuçlara göre beş yıllık uygulamanın ardından bağdaki toprak organik maddesi yüzde 400 artarken karbon miktarı iki katına çıktı. Riverside Vines ayrıca Virginia'da rejeneratif tarım sertifikası alan ilk üzüm bağı oldu. İşletme şimdi 85 olan koyun sayısını 100'e çıkarmayı planlıyor.
Üzüm bağlarında koyun otlatmanın toprak üzerindeki olumlu etkileri başka araştırmalarda da görülüyor. ABD'de yapılan çalışmalarda koyunların kontrollü biçimde kullanıldığı bağlarda toprak organik karbonunun farklı derinliklerde yüzde 22 ila yüzde 39 daha yüksek olduğu, mikrobiyal faaliyet ve bazı besin maddelerinin de arttığı belirlendi. Ancak sonuçların otlatma yoğunluğu ve toprak koşullarına göre değişebildiği belirtiliyor.
Üzüm bağlarında koyun otlatmanın toprak üzerindeki olumlu etkileri başka araştırmalarda da görülüyor. ABD'de yapılan çalışmalarda koyunların kontrollü biçimde kullanıldığı bağlarda toprak organik karbonunun farklı derinliklerde yüzde 22 ila yüzde 39 daha yüksek olduğu, mikrobiyal faaliyet ve bazı besin maddelerinin de arttığı belirlendi. Sonuçların otlatma yoğunluğu, iklim ve toprak koşullarına göre değişebildiği belirtiliyor.