ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Sonora Çölü'nde vahşi atlar ve eşeklerin su bulmak için kazdığı çukurlar, kuraklık dönemlerinde çok sayıda hayvan türünün su ihtiyacını karşılıyor. Ekolojist Erik Lundgren ve ekibinin 2015 yılında başlattığı araştırma, bu kuyuların çöl ekosistemindeki rolünü ortaya koydu. Sonora ve Mojave çöllerinde gerçekleştirilen incelemelerde, atlar ve eşekler tarafından kazılan kuyuların 57 farklı omurgalı türü tarafından kullanıldığı tespit edildi. Araştırmada, bazı bölgelerde bu kuyuların mevcut yüzey suyunun yüzde 74'üne kadarını sağladığı belirlendi.

VAHŞİ ATLAR ÇÖLDE SU BULMAK İÇİN KUYU KAZIYOR

Arizona'daki Sonora Çölü'nde yaz aylarında artan sıcaklıklar, dere yataklarının kurumasına ve yüzeydeki su kaynaklarının azalmasına neden oluyor. Vahşi atlar ve eşekler, suya ulaşabilmek için kuru dere yataklarında ve toprakta çukurlar kazıyor. Yer altındaki suyun yüzeye çıkmasıyla oluşan bu kuyular, yalnızca çukurları kazan hayvanlar tarafından kullanılmıyor. Çevrede yaşayan farklı türler de kuyularda biriken sudan yararlanıyor. Araştırmacılar, bu çukurların özellikle su kaynaklarının azaldığı dönemlerde önem kazandığını belirledi.

57 HAYVAN TÜRÜ BU KUYULARDAN FAYDALANIYOR

Araştırmacılar, Sonora ve Mojave çöllerindeki beş farklı noktaya yerleştirdikleri kamera tuzaklarıyla kuyuları kullanan hayvanları inceledi. Yapılan gözlemlerde ötücü kuşlar, geyikler, dağ aslanları ve kara ayılar dahil olmak üzere toplam 57 omurgalı türünün bu kuyulardan su içtiği kaydedildi. Kuyuların çevresinde tespit edilen tür sayısının, doğal akarsuların çevresindeki tür sayısına yakın olduğu belirlendi. Ayrıca kuyuların bulunduğu alanlarda kaydedilen tür sayısının, kuru ve susuz bölgelere kıyasla yüzde 64 daha fazla olduğu ortaya çıktı.

KUYULAR ÇÖLDEKİ SU İHTİYACINI NASIL KARŞILIYOR?

Ekolojist Erik Lundgren ve meslektaşları, 2015 yılında Arizona'daki dört bölgede vahşi atlar ve eşekler tarafından kazılan kuyuları incelemeye başladı. Üç yaz mevsimi boyunca kuyularda ve derelerde bulunan yüzey suyu miktarı ölçüldü. Araştırmanın sonuçlarına göre bir bölgede dere kuruduktan sonra kazılan kuyular tek içme suyu kaynağı haline geldi. Başka bir bölgede ise kuyuların mevcut yüzey suyunun yüzde 74'üne kadarını sağladığı tespit edildi. Ayrıca bu çukurların su kaynakları arasındaki ortalama mesafeyi 843 metre azalttığı belirlendi.

Kaynak olarak ekle

KAZILAN KUYULAR BİTKİLERİN BÜYÜMESİNİ DE SAĞLIYOR

Vahşi atlar ve eşekler tarafından açılan çukurların yalnızca hayvanlara değil, bitkilere de katkı sağladığı belirlendi. Araştırmacılar, bazı kuyuların içerisinde genç kavakların filizlendiğini gözlemledi. Bu bitkilerden bazılarının yaz aylarını atlatarak iki metreye kadar uzadığı kaydedildi. Kuyuların çevresindeki nemli ve açık toprak, fidelerin kök salması için uygun koşullar oluşturdu. Böylece çukurlar, suya erişimin sınırlı olduğu çöl ortamında bazı bitkilerin gelişmesine de yardımcı oldu.

VAHŞİ ATLARIN EKOSİSTEME ETKİSİ HER YERDE AYNI DEĞİL

Araştırmada vahşi atlar ve eşeklerin kazdığı kuyuların bazı kurak bölgelerde diğer canlılara fayda sağladığı ortaya konulurken bu hayvanların çevre üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekildi. Vahşi atlar ve eşekler, yerli bitki örtüsüne zarar verebiliyor, toprak erozyonunu artırabiliyor ve yerli hayvan türleriyle yiyecek ve su kaynakları için rekabete girebiliyor. Bazı bölgelerde ise yerli hayvanları su kaynaklarından uzaklaştırabiliyorlar. Araştırmacılar, bu hayvanların ekosistem üzerindeki genel etkilerinin bölgesel koşullara bağlı olduğunu ve daha fazla araştırılması gerektiğini belirtti.