Proje kapsamında arazide su kanalları açıldı, küçük setler inşa edildi ve kuşların güvenle yuva yapabilmesi için adacıklar oluşturuldu. Doğal kaynak suyuyla beslenen alan kısa sürede eski sulak alan özelliklerini yeniden kazandı. Çok geçmeden göçmen kuşlar, gölet kaplumbağaları, kurbağalar ve nesli tehlike altındaki bazı yerli balık türleri de bölgeye geri dönmeye başladı.
DOĞA KENDİ KENDİNE GERİ DÖNDÜ
Yeni oluşan sulak alan yalnızca yaban hayatına yaşam alanı sunmakla kalmadı, aynı zamanda tarladan göle taşınan fosforu da doğal yollarla filtrelemeye başladı. Araştırmalara göre, daha önce sınır değerlerin yaklaşık beş katına çıkan fosfor seviyeleri birkaç ay içinde güvenli seviyelere kadar düştü. Wenner, "Siz sadece başlangıcı yapıyorsunuz, gerisini doğa kendi tamamlıyor." diyerek yaşanan değişimi özetledi.
Projeyle birlikte çiftlikte ekonomik açıdan da olumlu gelişmeler yaşandı. Çevre kurallarına uyum sağlayan işletme, gelecekte farklı bölümlerde dönüşümlü sulak alan uygulamasına geçerek organik tarım yapmayı ve ürünlerini daha yüksek fiyatla satmayı hedefliyor.

DİĞER ÇİFTLİKLERE ÖRNEK OLUYOR
Klamath Havzası, geçmişte "Batı'nın Everglades'i" olarak anılırken sulak alanlarının yüzde 95'inden fazlasını zamanla kaybetti. Uzmanlar, Karl Wenner'in uyguladığı yöntemin hem tarımsal üretimi sürdürmeye hem de biyolojik çeşitliliği yeniden canlandırmaya yardımcı olabileceğini belirtiyor. Çiftçi ise benzer projelerin çok daha geniş alanlarda uygulanması gerektiğini savunuyor.