Hastaneden alınan kan ve idrar tahlillerini hekime göstermek yerine akıllı telefonlardaki yapay zeka botlarına yükleme alışkanlığı küresel bir akıma dönüştü. Milyonlarca kullanıcı PDF formatındaki laboratuvar raporlarını saniyeler içinde yapay zekaya okutarak teşhis arayışına giriyor. Ancak sağlık dünyasından gelen son uyarılar, teknolojinin bu alanda kullanımının telafisi imkansız sağlık facialarına zemin hazırladığını net biçimde ortaya koydu.

SIRADAN BİR DEĞERİ BİLE ÖLÜMCÜL HASTALIK İLAN EDEBİLİYOR

Yapay zeka modelleri, laboratuvardan çıkan kan değerlerini yalnızca soğuk rakamlar ve genel algoritmalar üzerinden analiz ediyor. Oysa tıpta teşhis; hastanın yaşı, genetik geçmişi, o an kullandığı ilaçlar, beslenme düzeni ve en önemlisi fiziki muayene bulgularıyla bir bütün olarak konuluyor. Basit bir susuzluktan ya da hafif bir enfeksiyondan kaynaklanan geçici bir sapmayı yapay zekanın "ağır organ yetmezliği" veya "kanser şüphesi" olarak etiketlemesi, binlerce kişide derin panik ve anksiyete krizlerini tetikliyor.

KENDİ KENDİNE İLAÇ BAŞLATANLAR BÜYÜK RİSK ALTINDA

Uzmanların en çok korktuğu tehlike ise yapay zekanın yazdığı analizlere güvenerek bilinçsizce ilaç veya yüksek dozlu vitamin takviyelerine başlanması. Ekranda çıkan yanıltıcı tavsiyelere göre hareket eden kişiler, gerçek bir rahatsızlığın teşhisinde kritik zaman kaybederken karaciğer ve böbrek hasarı gibi yepyeni risklerle yüz yüze kalıyor. Sağlık profesyonelleri, yapay zekanın yalnızca tıbbi terimlerin sözlük anlamını öğrenmek için bir rehber olabileceğini, ekrandaki hiçbir cevabın bir doktorun stetoskopunun yerini tutamayacağını hatırlatıyor.

Kaynak olarak ekle