Yargıtay 4. Ceza Dairesi, rüşvet suçlamasıyla ilgili dikkat çeken bir kararı değerlendirdi. Göçmen kaçakçılığı iddiasıyla yargılanan sanığın, sınırdan göçmen geçirilmesi durumunda ödeme yapacağını söylediği öne sürüldü.

Güvenlik güçlerinin şikayeti üzerine sanık hakkında “rüşvet” ve “hakaret” suçlarından soruşturma başlatıldı. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı hakaret suçundan cezalandırırken rüşvet vermek suçundan ise beraat ettirdi.

İSTİNAF KARARI DEĞİŞTİRMEDİ

Yerel mahkemenin kararı istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, yapılan itirazları reddederek ilk derece mahkemesinin kararını yerinde buldu.

Dosya, temyiz incelemesi kapsamında Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin önüne geldi.

“ŞARTA BAĞLI TEKLİF” DEĞERLENDİRMESİ

Daire, rüşvet suçunun oluşup oluşmadığını değerlendirirken “şarta bağlı teklif” üzerinde durdu. Kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 4 Mayıs 1987 tarihli kararına da atıf yapıldı.

Rüşvet suçunun konusunun bir işin yapılması veya yapılmaması olduğu belirtilen kararda, şarta bağlı bir rüşvet anlaşmasının kurulamayacağı ifade edildi. Şartın gerçekleşmemesi halinde rüşvet sözleşmesinin gereğinin yerine getirilemeyeceği, dolayısıyla anlaşmanın konusunun da ortadan kalkacağı vurgulandı.

GÖÇMEN GEÇİRDİĞİNE DAİR DELİL BULUNAMADI

Yargıtay, somut olay açısından da sanığın sınırdan göçmen geçirdiğine yönelik herhangi bir delil bulunmadığına dikkat çekti.

Bu değerlendirmeler doğrultusunda Daire, şarta bağlı olarak yapılan teklifin rüşvet suçunu oluşturmayacağı sonucuna vardı. Yerel mahkemenin suçun niteliğine ilişkin değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtildi.

Kaynak olarak ekle

BERAAT KARARI ONANDI

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, temyiz istemini esastan reddetti. Böylece sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararı ile rüşvet suçundan verilen beraat hükmü oy birliğiyle kesinleşmiş oldu.