Dr. London'ın işaret ettiği listede alkol, işlenmiş et ürünleri, şekerli ve gazlı içecekler ile aşırı doymuş yağlar yer alıyor. Özellikle şekerli ve yüksek kalorili içecekleri "sıvı ölüm" olarak nitelendiren uzman, bu ürünlerin tokluk hissi yaratmadan vücuda yoğun miktarda boş kalori yüklediğini ifade etti.

DSÖ'DEN KANSEROJEN UYARISI

Dr. London’ın listesindeki alkol ve işlenmiş et ürünleri, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından da birinci sınıf kanserojenler kategorisinde sınıflandırılıyor. DSÖ, bu maddelerin insanlarda kansere neden olduğuna dair ikna edici bilimsel kanıtların bulunduğunu belirtiyor. Cancer Research UK ise işlenmiş etin kanserle olan bağlantısının, tütün ve alkol kadar net olduğunu vurguluyor.

DOYMUŞ YAĞ TARTIŞMALARI SÜRÜYOR

Dr. London; yüksek yağlı etler, tereyağı ve tam yağlı süt ürünlerinde bulunan doymuş yağların tüketiminin sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor. Ancak bu konuda bilim dünyasında farklı görüşler de mevcut. King's College London'dan Profesör Sarah Berry, süt ürünlerinin doymuş yağ içerdiği gerekçesiyle doğrudan kalp hastalığı riskini artırdığı yönündeki genel kanının her zaman doğru olmadığını ifade ederek, konunun beslenme bilimi açısından tartışmalı olduğuna dikkat çekiyor.

"YÜZDE 80 PRENSİBİ" İLE DENGELİ BESLENME

Uzman, tüm bu gıdalardan tamamen kaçınmanın sosyal yaşam içerisinde zorluklar yaratabileceğini kabul ederek, "zamanın yüzde 80'inde" sağlıklı beslenmenin bir başarı olduğunu belirtiyor. Dr. London, temel hedefin bu gıdaları beslenme planının merkezine oturtmamak ve tüketimlerini minimum düzeyde tutarak ölçülü bir yaşam tarzı benimsemek olduğunu ifade ediyor.

İşlenmiş et ürünleri kategorisinde yer alan gıdalar:
DSÖ, lezzetini artırmak veya ömrünü uzatmak amacıyla tuzlama, kürleme, fermantasyon veya tütsüleme gibi işlemlerden geçirilen ürünleri "işlenmiş et" olarak tanımlıyor. Bu grupta sosis, jambon, sucuk, salam, kurutulmuş etler, konserve et ürünleri ile bu içeriklerle hazırlanan et bazlı soslar yer alıyor.