Gözle görülmeyen çevresel faktörler, ölümcül ve ilerleyici hastalıkların arkasındaki gizli suçlular olabilir mi? Saygın bilim dergisi Molecular Neurodegeneration'da yayınlanan yeni bir çalışma, bu soruya ürpertici bir yanıt verdi.
UCLA (California Üniversitesi, Los Angeles) araştırmacıları, tarım arazilerinde ve özellikle yerleşim alanlarının yakınlarında yaygın olarak kullanılan "klorpirifos" adlı böcek ilacının (pestisit), Parkinson hastalığının gelişiminde doğrudan rol oynadığını ortaya koydu.
Yüzlerce insan üzerinde yapılan epidemiyolojik verileri laboratuvar deneyleriyle birleştiren bilim insanları, bu kimyasalın hareket ve koordinasyonu kontrol eden kritik beyin hücrelerini nasıl yok ettiğini saniye saniye haritalandırdı.
Hastalık sadece genetik değil
Parkinson hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve beyindeki dopamin üreten özel hücrelerin kademeli olarak ölmesiyle gelişen ilerleyici bir nörolojik bozukluktur. Hareket, koordinasyon ve dengeyi sağlayan dopamin seviyeleri düştükçe; kişilerde titreme, kas sertliği ve yavaşlama gibi ciddi belirtiler görülür.
Bugüne kadar hastalığın büyük oranda genetik olduğu düşünülse de, UCLA’in yürüttüğü bu son araştırma, çevresel zehirlerin karanlık yüzünü net bir şekilde aydınlattı.
2,5 kat dehşeti: Araştırma nasıl yapıldı?
Bağlantıyı incelemek için araştırmacılar, Parkinson teşhisi konmuş 829 kişi ile sağlıklı 824 kişinin verilerini karşılaştırdı. Kaliforniya'daki resmi pestisit kullanım kayıtları, katılımcıların ev ve iş adresleriyle eşleştirildi.
Sonuçlar çarpıcıydı: Tarım alanlarına yakınlığı nedeniyle uzun süreli olarak klorpirifos maddesine maruz kalan bireylerin, bu kimyasalla temas etmeyenlere kıyasla Parkinson’a yakalanma riskinin 2,5 kattan fazla olduğu belirlendi.
Beynin "çöp temizleme" sistemi felç oluyor
Peki bu böcek ilacı beyne nasıl zarar veriyor? Fareler ve zebrabalıkları üzerinde yapılan laboratuvar deneyleri, mekanizmanın arkasındaki korkutucu biyolojik gerçeği deşifre etti:
Hücrelerin iç temizleme ve geri dönüşüm sistemi olan "otofaji", normal şartlarda hasarlı proteinleri ve hücresel atıkları birikmeden yok eder. Klorpirifos maddesi bu temizlik sürecini tamamen bloke ediyor.
Temizlik sistemi durunca, nöronlar savunmasız kalıyor ve Parkinson hastalığının baş sorumlusu olan "alfa-sinüklein" adlı toksik protein beyinde anormal şekilde kümelenmeye başlıyor.
Temizlenemeyen bu atıklar, zamanla dopamin üreten sinir hücrelerinin kütlesel olarak ölümüne yol açıyor.
Yasaklandı ama tehlike geçmedi
Klorpirifos maddesinin konutlarda kullanımı 2001'de yasaklanmış, tarımsal uygulamalarına ise 2021'de ciddi kısıtlamalar getirilmişti. Ancak uzmanlar, bu kısıtlamalardan önce milyonlarca insanın bu ilaca yıllarca maruz kaldığını ve tehlikenin vücutta sinsice ilerleyebileceğini belirtiyor. Dahası, benzer türevdeki böcek ilaçları dünya genelinde ve birçok ülkede aktif olarak kullanılmaya devam ediyor.
Uzman görüşü: "Bu ilişki nedenseldir"
UCLA’da nöroloji profesörü ve çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Jeff Bronstein, keşfin önemini şu sözlerle özetliyor:
"Bu çalışma, klorpirifosun genel bir kimyasal tespiti değil, Parkinson hastalığı için spesifik ve doğrudan bir çevresel risk faktörü olduğunu ortaya koyuyor. Biyolojik mekanizmayı hayvan modellerinde eksiksiz göstererek, bu ilişkinin muhtemelen nedensel olduğunu kanıtladık. Hücresel temizlik (otofaji) bozukluğunun bu hasarı tetiklediğini bulmamız, gelecekte maruz kalan insanları koruyacak potansiyel tedavi stratejilerinin de önünü açıyor."
Bilim insanları, gelecekteki çalışmalarında hücrenin doğal temizleme sistemlerini güçlendiren tedavilerin Parkinson riskini azaltıp azaltamayacağını araştıracak. Uzmanlar, bu böcek ilacına geçmişte maruz kaldığı bilinen kişilerin daha sıkı nörolojik kontrollerden geçmesini tavsiye ediyor.