Bilim insanları, Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde, son yılların en güçlü iklim olaylarından birinin habercisi olan "Süper El Niño" sinyalleri tespit etti. Mevcut veriler; 1982, 1997 ve 2015 yıllarında dünyayı sarsan ekstrem hava olaylarıyla çarpıcı benzerlikler gösteriyor. ABD İklim Tahmin Merkezi, bu yıkıcı döngünün Mayıs ve Temmuz ayları arasında başlama ihtimalini %61 olarak açıkladı.

Süper El Niño, deniz yüzeyi sıcaklığı sapmasının normalin 2°C üzerine çıkmasıyla tanımlanıyor.

Batı Pasifik'teki hızlı değişimler, geçmişteki en büyük "Süper" olayların başlangıç evreleriyle birebir örtüşüyor.

Avrupa Copernicus programı, geçtiğimiz mart ayının tarihteki en sıcak dördüncü ay olduğunu bildirdi. Deniz suyu sıcaklıkları ise şimdiden tüm zamanların en yüksek ikinci seviyesine ulaşmış durumda.

ISI DOĞUYA AKIYOR

Yıllardır süren La Niña fazında biriken sıcak sular, alize rüzgarlarının zayıflamasıyla serbest kaldı.

Tespit edilen güçlü batı rüzgarları, okyanusun altında dev bir sıcak su kütlesini (Kelvin dalgası) doğuya doğru itmeye başladı. Bu ısının yüzeye çıkmasıyla küresel atmosfer dolaşımı kökten değişecek.

Normal El Niño hava akımlarını etkilerken, "Süper" versiyonu kutuplardan ekvatora kadar tüm jet akımlarının rotasını saptırabiliyor.

Pasifik'teki bu sarsıntı, binlerce kilometre ötedeki Avrupa ve Balkanlar'da da etkisini gösterecek.

2026 ve 2027 EN SICAK YILLAR OLABİLİR 

Tahminler, mevcut ısınma eğiliminin Süper El Niño ile birleşmesi sonucu 2026 ve 2027 yıllarının küresel sıcaklık rekorlarını altüst edeceğini gösteriyor. Yaz ve sonbahar aylarında şiddeti daha da netleşecek olan bu olay, modern tarihin en güçlü iklim krizlerinden biri olma adaylığını koruyor.