Yenilenebilir enerji sektöründe, açık denizlerde (offshore) konumlandırılmak üzere tasarlanan ve "WindCatcher" (Rüzgar Yakalayıcı) adı verilen yeni bir rüzgar türbini projesi kamuoyuna duyuruldu. Eyfel Kulesi ile eş değer boyutlara sahip olan devasa yapının, tek başına bütün bir rüzgar çiftliğinden daha fazla enerji üretme kapasitesine sahip olduğu belirtildi.

ENERJİ ÜRETİMİNİ MAKSİMUM SEVİYEDE TUTUYOR 

Okyanus yüzeyinden yükselecek şekilde tasarlanan WindCatcher, gücünü özel üretim kalıcı mıknatıslı jeneratörlerden alıyor. Mekanik dönme enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren bu sistem, üzerinde barındırdığı gelişmiş sensörler ve kontrol mekanizmalarıyla çalışıyor. Sistem, rüzgar yönünü otomatik olarak tayin edip kendini en optimum pozisyona getirerek enerji üretimini sürekli maksimum seviyede tutuyor.

TERS 'V' ŞEKLİNDE MEGA YÜZER PLATFORM 

Projenin okyanus dalgalarına ve sert hava koşullarına dayanabilmesi için özel bir mühendislik mimarisi uygulandı. Yapının teknik detayları şu şekilde:

- Demir veya betondan imal edilen, ters çevrilmiş büyük bir "V" harfi şeklindeki mega yüzer platform, tüm sistemin açık denizde dik ve dengede durmasını sağlıyor.

- Ters V şeklinin kesişim noktasında ana kule tabanı yer alırken, içbükey kollar ise destek bağlarını ve türbinleri taşıyor.

- Dev platform, dalgaların etkisini sıfırlamak adına uzun bağlama zincirleri ve deniz yatağının tabanına gömülen yüksek ağırlıklı çapa sistemleriyle sabitleniyor.

- Su yer değiştirmelerine karşı koyabilmek amacıyla yapıda karmaşık kuvvet kontrol sistemleri ve dinamik denge tankları kullanılıyor.

AÇIK DENİZ ALANLARIN KURULACAK

Yüzer tipte tasarlanan WindCatcher, kıyı şeritlerinden ve insan yaşam alanlarından uzak, açık deniz alanlarına kurulacak. Tasarım özellikleri sayesinde okyanus dalgaları, türbinlerin asıl enerji üretim sürecine ek olarak yardımcı bir güç kaynağı işlevi de görecek.

Karasal alanların yenilenebilir enerji tesisleri için yetersiz kalması sebebiyle projeler denizlere kaydırılırken, bu tür açık deniz yapılarının su altı ekosistemleri üzerindeki akustik ve çevresel etkilerine yönelik tartışmalar ise devam ediyor.

Kaynak olarak ekle